Bursa ilinde 6’sı kameralı olmak üzere toplam 32 gözetleme kulesi, 483 bin hektarlık orman alanını 24 saat boyunca izliyor. Bu kuleler, orman yangınlarıyla mücadelede ekiplerin en önemli destek noktaları arasında yer alıyor. Ormanlık alanların uzak noktalarındaki ağaçları gözlemlemek için dürbün kullanan personel, aynı zamanda teknolojik sistemlerden gelen görüntüleri de takip ederek yangınları tespit etmeye çalışıyor. Ayrıca, Yenişehir Havalimanı’nda konuşlandırılan TB 2 İHA’lar da bölgeyi sürekli olarak izliyor. Gözetleme kulelerinde görev yapan personel, günlerini ormanın sessizliğini dinleyerek geçiriyor. Yüksek rakımlı kulelerdeki 24 saatlik nöbetleri sırasında zinde kalmak için spor yapıyor, yemeklerini hazırlayıp adeta ev ortamını kulelere taşıyorlar.
Ancak kulelerdeki bu sessizlik, en küçük bir ihbarla birlikte hareketliliğe dönüşüyor. Görevliler, yemeklerini ve dinlenme zamanlarını geride bırakarak, ekiplerin yönlendirilmesi ve yangına müdahale için hemen harekete geçiyorlar. Yangın henüz küçükken yapılan müdahale, alevlerin geniş bir alana yayılmasını önlüyor. Bu kuleler, yalnızca ormanı izleyen noktalar değil, yangınla mücadelede ilk alarmın verildiği kritik merkezler olarak öne çıkıyor.
Bursa’nın 483 bin hektarlık ağaçlık alanlarını yüksek tepelerden gözetleyen kulelerde görev yapan personel, alevleri büyümeden fark edebilmek için nöbet tutuyor. Onların dikkatli bakışları, telsizden geçen ilk ihbar ve ekiplerin zamanında harekete geçmesi, bazen binlerce ağacın ve geniş orman alanlarının kurtarılmasında belirleyici oluyor. Kısacası, ormanın arasındaki bu kuleler, Bursa’nın yeşil örtüsünün can damarları olarak görev yapıyor. Şehir uyurken, insanlar evlerinde dinlenirken, bu görevliler ormanları izleyerek, bir duman gördüklerinde hemen harekete geçiyorlar.
Yaklaşık 15 yıldır ormanlarda görev yaptığını belirten Zikri Tören, "Bursa Orman İşletme Müdürlüğünde yangın işçiliği, arazöz şoförlüğü ve şimdi de gözetleme görevini yapıyorum. 24 saat buradan gözümüzü ormanlarımızdan ayırmıyoruz. En ufak bir duman ihtimalini bile hassas bir şekilde değerlendiriyoruz. Dumanın çıktığı noktaya en yakın olan ilk müdahale araçlarını yönlendiriyoruz" şeklinde konuştu.
Yangın işçisi olarak çalışan Ömer Faruk Kaplan ise, "Sabah erken kalkıp zinde olmak için spor yapıyoruz. Gündelik yaşantımıza burada devam ediyoruz. Her an yangın ihtimaline karşı teyakkuzda bekliyoruz. Belirli saatlerde devriye atıyoruz. Ormanlarımızı korumak ve yeşil vatanımızı sürdürülebilir kılmak için ben ve ekip arkadaşlarım her an görev halindeyiz" ifadelerini kullandı.