İran'da ABD ve İsrail'in başlattığı saldırılar sonucunda, dünya petrolünün önemli bir kısmının geçtiği Hürmüz Boğazı'nın kapatılması, küresel ekonomik dengeleri olumsuz etkiliyor. Bu durum, inşaat sektöründe malzeme fiyatlarının artmasına yol açmakta. Özkan Aydemir, Elfi Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı olarak, inşaat maliyetlerinin artışının nakliye fiyatlarına da yansıdığını ve bu durumun enflasyon üzerinde de baskı oluşturabileceğini ifade etti. Aydemir, 2025 yılına gelindiğinde gayrimenkul sektörünün tarihinin en yüksek satış rakamlarına ulaşacağını öngördü. Bu süreçte, ihtiyaç odaklı alımların ön planda olduğunu ve yatırım amaçlı alımların ise sınırlı kaldığını belirtti.
Aydemir, 2026 yılında da konut alımlarında büyük metrekareli dairelerden ziyade daha küçük ve kullanışlı 1+1 ve 2+1 dairelere yönelimin artacağını dile getirdi. İnşaat maliyetlerinin de oda başına 1,5 ila 2 milyon lira seviyesine ulaşmasının, bu tercihleri etkileyen unsurlar arasında yer aldığını ifade etti.
Yüksek site aidatlarının da tüketici tercihlerinde etkili olduğunu belirten Aydemir, aidat bedellerinin 5 bin liradan başlayarak 30 bin liraya kadar çıkmasının, vatandaşları daha sakin ve doğayla iç içe olan bölgelere yönlendirdiğini kaydetti. Bu eğilimin önümüzdeki yıllarda daha da artması bekleniyor. Sektör temsilcileri, 2026 yılının 2025'e göre daha hareketli geçebileceğini öngörüyorlar. Yeni konut üretiminin yetersiz kalmasının fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabileceğine dikkat çekildi.
Aydemir, mevcut piyasa koşullarında pazarlık imkanlarının yüksek olduğunu, ancak hareketliliğin artmasıyla birlikte fiyatların da yükselebileceğini belirtti. Ayrıca, emlak sektöründe elektronik ilan doğrulama sisteminin devreye alınmasıyla fiyat manipülasyonlarının önüne geçilmesinin hedeflendiği ifade edildi. Fiyat artışlarında usulsüzlük tespit edilmesi durumunda vatandaşların şikayet mekanizmalarını kullanmaları gerektiği vurgulandı.
Konut kredi faiz oranlarının %2,30 - %2,40 seviyelerine kadar gerilediğini ifade eden Aydemir, faizlerin düşmesi durumunda konut fiyatlarının yeniden yükselme eğilimi gösterebileceğini belirtti. İlgili kurumların denetimlerini artırmasının önemine dikkat çekti. Geçmişte uygulanan %25 kira artış sınırının da piyasada farklı etkiler yarattığı dile getirildi. Bu uygulama bazı yatırımcıların gayrimenkullerini elden çıkarmasına neden oldu.
Aydemir, Türkiye’de kiracı oranının %50 seviyelerine yaklaştığını ve yatırımcıların yeniden gayrimenkule yönlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Artan arzın kira fiyatlarını dengeleyebileceği, aksi takdirde kira enflasyonunun yükselebileceği ifade edildi. Geçmişte 2-3 bin lira seviyesinde olan kira fiyatlarının günümüzde 25 bin lira seviyelerine ulaştığı belirtildi. Bu durumun asgari ücretle geçinen vatandaşlar için ciddi bir yük oluşturduğunu vurguladı. Konut arzının artırılması ve yatırımcının desteklenmesiyle piyasanın dengelenebileceği kaydedildi.
