Yaz aylarının gelmesiyle birlikte, sıcaklıkların 40 derecenin üzerine çıkması, vücut ısısının dengede tutulması için sıvı alımının önemini artırıyor. Prof. Ağca, aşırı sıvı kaybının dehidratasyona neden olabileceğini belirterek, bu durumun tansiyon düşüklüğüne yol açabileceğini ifade etti. Dehidratasyona bağlı tansiyon düşmelerinin, kan pıhtılaşması ve kalp krizlerine kadar gidebilecek ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
Güneş altında uzun süre kalmanın riskleri
Özellikle 65 yaş ve üzerindeki bireylerin, hipertansiyon, diyabet, kalp-damar hastalıkları gibi rahatsızlıkları olanların bu sıcak havalarda daha fazla dikkat etmeleri gerektiği belirtildi. Ağca, güneş ışınlarının en dik geldiği öğle saatlerinde yarım saatten fazla dışarıda kalınmaması gerektiğini vurguladı. Sıvı alımının artırılması gerektiğini ve günlük en az 2.5-3 litre su içilmesi gerektiğini ifade eden Ağca, şapka ve şemsiye kullanımının yanı sıra ince beyaz kıyafetlerin tercih edilmesinin de koruyucu önlemler arasında olduğunu söyledi.
İlaç kullanımı ve sıvı alımı
Ağca, kalp yetmezliği ve tansiyon hastalarının kullandığı idrar söktürücü ilaçların dehidrasyona neden olabileceğine dikkat çekerek, bu hastaların yaz aylarında doktorlarıyla görüşerek ilaç dozlarını ayarlamaları ve sıvı alımlarını artırmalarının önemine değindi.
Riskli durumlarda ne yapmalıyız?
Güneşin olumsuz etkilerinden korunmak için bazı önerilerde bulunan Ağca, doğrudan güneş altında kalmamaya dikkat edilmesi gerektiğini belirtti. Vücut sıcaklığında artış, baş ağrısı, bulantı gibi belirtiler hissedildiğinde serin bir ortama geçilmesi ve sıvı tüketiminin artırılması gerektiğini vurguladı. Eğer belirtiler devam ediyorsa, acil servislere başvurmanın önemli olduğunu ifade etti. Sağlık Bakanlığı ve İl Sağlık Müdürlüğü'nün bu konudaki uyarılarının da takip edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.