Ayvacık ilçesine bağlı 20 haneli Söğütlü köyünde yaşamını küçükbaş hayvancılıkla sürdüren 74 yaşındaki Hakime Pala Gürel, çocukluğundan itibaren büyüklerinden dinlediği masal ve hikayeleri, hayatında yaşadığı anları tuvale aktarıyor. Anneden kalma evinin her köşesine yerleştirdiği resimlerle, kendi dünyasını yansıtıyor.
Okuma yazma bilmeyen Hakime Pala Gürel’in resim tutkusu, görenleri hem şaşırtıyor hem de duygulandırıyor. Söğütlü köyünde küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yaparak hayatını sürdüren Gürel, 15 yıl önce kalem ve boyaları ilk eline aldığında, yaşadıklarını ve gördüklerini resimlere aktarmaya başladı. Çocukluğunda dinlediği masalları da resimleştiren Gürel, evindeki resimleri görenlere bu masalları da anlatıyor.
Resim yapma tutkusunun ilk olarak Umre'den döndükten sonra başladığını belirten Gürel, "Umre’ye gidince Kabe’ye aşık oldum. Hiç kalemi elime almamış bir insan olarak oradan döndükten sonra Kabe’yi çizdim. İlk yaptığım resim bu oldu," dedi.
Resim yapmayı sevdikçe daha çok resim yapma isteği duyduğunu ifade eden Gürel, "İstanbul’a gittim. Orada gördüklerimi de resmetmeye başladım. İstanbul'da gördüğüm camileri çizdim," şeklinde konuştu.
İlk olarak kağıt parçalarına resim çizen Gürel, daha sonra farklı yüzeylere de resim yapmaya başladı. "Karton, taş, ağaç kabuğu gibi her şeye çizim yapıyorum. Resim çizmeyi çok sevdiğim için böyle yapıyorum. Kaç tane resim yaptığımı bilmiyorum. Binlerce olmuştur," diyen Gürel, evini adeta bir müze haline getirdiğini ifade etti. "Evimin her tarafını çizdiğim resimlerle doldurdum. Annem burada yaşıyordu, ben de burada. Annem vefat edince bu tarafı müze gibi yaptım," dedi.
Üzüntü ve sevinç anlarını da resimlerle paylaştığını belirten Gürel, "Çok sevindiğim ya da üzüldüğümde resim yapıyorum. Dağlara giderim, doğayı incelerim. Kaç çeşit ağaç, yılan veya hayvan var? Bunları resmediyorum. Yaptığım resimlerin hemen hepsinin bir hikayesi var," diye belirtti.
Gürel, çizdiği resimlerin köy ve ilçeye gelenlerin ilgisini çektiğini ve bazen de resimlerini sattığını ekledi.