ÇOMÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Mithat Atabay, İsrail ve ABD’nin İran'a eş zamanlı saldırılarının geçmişini değerlendirdi. Dr. Atabay, "Amerika, İran’ı dize getirmek için bütün gücünü kullanarak İsrail’le birlikte hareket ediyor ve bu savaşın yaklaşık olarak 4-5 hafta süreceği tahmin edilmektedir" dedi.
Dr. Atabay, savaşın temellerinin 1990'lara kadar uzandığını ifade ederek, "Amerika 1990’larda bir harita yayınlamış ve Orta Doğu'daki devletlerin parçalanacağını ilan etmişti. Başlangıçta bu hayal gibi görünse de son 30 yılda bunun son ayaklarından bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle İran, Orta Doğu’da önemli bir güçtür. Orta Doğu coğrafyasında Araplar, Acemler ve Türkler olmak üzere üç temel halk bulunmaktadır. Bu halklar tarih boyunca birbirleriyle egemenlik savaşı yapmışlardır" şeklinde konuştu.
20. ve 21. yüzyılın Orta Doğu'da enerji kaynaklarının bulunduğu bir yer olarak önem kazandığına dikkat çeken Dr. Atabay, "En büyük rakip olarak İran’ı görüyoruz. 1979 yılındaki İslam devrimi sonrasında İran, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in en büyük düşmanı olarak ön plana çıktı. Amerika, Orta Doğu’daki devletleri dize getirdikten sonra sıra İran’a gelmişti. Bu saldırı, özellikle İran'ın nükleer güç olarak ortaya çıkmasını gerekçe göstererek gerçekleştirildi" dedi.
Dr. Atabay, savaşın bir elektronik savaş olarak görünmesine rağmen kara harekatının da gerekli olduğunu vurguladı. "Amerika Birleşik Devletleri, İran içerisindeki çeşitli grupları ayaklandırarak iç savaş çıkarmak istiyor. Ancak şu ana kadar bunda başarılı olamadığını görüyoruz. Eğer bu şekilde devam ederse İran karşılık verecek ve bu karşılık çerçevesinde bir kaos ortamı ortaya çıkacaktır" ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin yeni bir göç dalgasıyla karşılaşabileceğine dikkat çeken Dr. Atabay, "Türkiye’nin tedbirli olması gerekiyor. Ayrıca petrol ve doğal gazı dışarıdan almakta olan Türkiye, bu savaşın uzun sürmesi durumunda fiyat artışları ile karşılaşabilir. Bu da Türkiye’nin ödemeler dengesinde açık meydana getirebilir" dedi.
Dr. Atabay, Türkiye’nin ekonomik olarak bu durumu atlatması için üretime önem vermesi gerektiğini ifade etti. "Türkiye’nin, Avrupa ve diğer ülkelerle ticaretine hız vermesi ve kendi yeraltı kaynakları ile tarım ürünlerinin üretimini artırması gerekiyor. Aksi takdirde dışarıdan borç almak zorunda kalabilir ve bu durum zengin ile fakir arasındaki uçurumu artırabilir" şeklinde konuştu.
