Dr. Ufuk Necat Taşçı, yaptığı açıklamalarda ABD ve İsrail’in İran’a yönelik eş zamanlı saldırılarının durumu daha tehlikeli bir hale getirdiğini ifade etti. "Amerika, İran ve İsrail’in geçmiş ve günümüz dış politika pratiklerine baktığımızda, birçok ihtimali değerlendirmek zorundayız." dedi. Ayrıca, iki ülkenin de iç politikalarında sıkıştığını belirterek, bu durumun riskli bir süreç yarattığını vurguladı.
Taşçı, "İran ve İsrail'in marjinalleşmiş rejimleri, kendi iç politikalarında sıkışmış durumdalar. Bu durum, dış politikalarında daha agresif adımlar atmalarına neden oluyor." şeklinde konuştu. Özellikle bu süreçte, İsrail'in bölgedeki diğer ülkelerle dengelenmeye çalıştığını ve İran'ın ise kendi varlığını korumaya yönelik hamleler yaptığını ifade etti. Ayrıca, ABD'nin bölgedeki politikalarının da önemli bir etken olduğunu kaydetti.
Dr. Taşçı, "Amerika Birleşik Devletleri’nin ve İsrail’in ortak hareket etmesi, Uluslararası ilişkilerde daha önce görmediğimiz bir durumu ortaya çıkarıyor." diyerek, bu sürecin geçmişteki örneklerden farklı olduğunu belirtti. Özellikle, ABD’nin Tel Aviv’e olan tepkisinin geçmişteki kadar sert olmadığını ifade etti. Bu durumun, bölgedeki istikrarı tehdit ettiğini vurguladı.
Üç Temel Senaryo
Taşçı, savaşın gidişatında üç temel senaryo oluşabileceğini öne sürdü. "Birinci senaryo, ABD ile İran rejimi arasında bir kliğin anlaşması ve İsrail’in bu duruma müdahale etmesi." dedi. İkinci senaryoyu ise, İsrail’in iç politikadaki sıkışıklığını vurgulayarak, Trump’ın bu durumu kendi lehine çevirmeye çalışabileceğini belirtti. Üçüncü senaryo olarak ise, İran’ın marjinalleşmesini ve bunun sonucunda bölgedeki diğer ülkelerle iş birliği yapma ihtimalini değerlendirdi.
Sonuç olarak, Taşçı, bu süreçte dikkatli olunması gerektiğinin altını çizerek, mevcut senaryoların her birinin olası sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. "Bizler, uluslararası ilişkiler alanında geçmiş tecrübelerden yola çıkarak, gelişmeleri dikkatle izlemeliyiz." şeklinde konuştu.
