İstanbul'da gerçekleşen duruşmada, kimlik tespiti yapılan sanıklardan biri olan Özgür Çelik, mesleğiyle ilgili yaptığı açıklamada, serbest ticaretle uğraştığını ve aylık gelirinin 200 bin lira olduğunu belirtti. Çelik, savunmasında, “44 yaşına kadar hiç mahkeme yüzü görmedim; ancak 2 yıl önce il başkanı seçildim ve bugün ikinci kez hakim karşısındayım. CHP’li olmanın cezasını çekiyoruz" dedi. Çelik, devletin kurumlarının ve Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararlarının yok sayıldığını belirterek, "Belediye başkanlarımız tutuklu ve partimizin kurumsal kimliğine yönelik saldırılar var. 300’den fazla öğrenci tutuklandı ve sonrasında serbest bırakıldı" ifadelerini kullandı.
Duruşmada Yaşanan Gelişmeler
Ayrıca, Çelik, İstanbul'un 3 bölgesinin ilçe başkanlarının toplandığını ve kendisinin 6 yıl bir ilçede ilçe başkanlığı yaptığını ifade etti. "Cemal Canpolat ile yarıştık, ben seçildim. İlk dava İstanbul Kongresine 19 Mart 2025 tarihinde açıldı, 8 Temmuz’da başka bir dava daha açıldı. Her iki mahkeme de görevsizlik kararı verdi, sonunda İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi kabul etti ve bizi görevden aldı” diye konuştu. Çelik, tutuklu olan Cumhurbaşkanı adaylarının hâlâ serbest kalmadığını vurguladı.
Akpolat ve Güney'in Savunmaları
Bir diğer sanık Rıza Akpolat, aylık gelirinin 500 bin lira olduğunu ve inşaat mühendisi olduğunu belirterek, yaklaşık bir senedir tutsak tutulduğunu ifade etti. Adaletin önemli olduğunu ve masumiyet karinesinin yok sayıldığını belirten Akpolat, kendisine yönelik iftira atıldığını savundu. "İddianame ortaya çıktığında itirafçılık iddiasının yalan olduğu net şekilde görüldü" dedi.
İnan Güney ise, ses kayıtlarında kendisiyle ilgili bir hususa rastlamadığını ve 5 aydır hücrede kaldığını söyledi. "Biz kongrelerimizi demokrasi şöleni olarak nitelendiririz ve bu tür yargılamalar bizi yıldıramaz" ifadelerini kullanan Güney, adının geçtiği dosyaların yeterli delil taşımadığını belirtti.
Duruşma sonrası sanıkların ifadeleri alınarak bir saat ara verildi. Aranın ardından diğer sanıkların savunmaları bekleniyor. Dava süreci, CHP İstanbul İl Başkanlığı'nın geleceği açısından kritik bir önem taşıyor.