Çorum'da Komedyen Deniz Göktaş’ın Babası Kemal Göktaş’ın 1980 Yılında Polis Memuru Şehit Olayına Karıştığı Ortaya Çıktı.

Komedyen Deniz Göktaş’ın babası Kemal Göktaş’ın, 1980 yılında bir polis memurunun şehit edilmesiyle sonuçlanan olaylara karıştığı belirlendi. Göktaş’ın, silahlı terör örgütü içinde faaliyet gösterdiği ve o dönemde Çorum’daki olaylara katıldığı öğrenildi.

Çorum'da Komedyen Deniz Göktaş’ın Babası Kemal Göktaş’ın 1980 Yılında Polis Memuru Şehit Olayına Karıştığı Ortaya Çıktı.
Komedyen Deniz Göktaş’ın babası Kemal Göktaş’ın, 1980 yılında bir polis memurunun şehit edilmesiyle sonuçlanan olaylara karıştığı belirlendi. Göktaş’ın, silahlı terör örgütü içinde faaliyet gösterdiği ve o dönemde Çorum’daki olaylara katıldığı öğrenildi.

Deniz Göktaş, yaptığı stand-up gösterisi nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında, yurt dışı seyahatinin ardından İstanbul Havalimanı'nda gözaltına alınmıştı. Emniyetteki işlemlerinin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na sevk edilen Göktaş, "dini değerleri alenen aşağılama" ve "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarıyla tutuklanmasına karar verilerek, cezaevine gönderildi.

Babası Kemal Göktaş’ın 1980’li yıllarda Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO) silahlı terör örgütü içerisinde aktif olduğu, bu dönemde Çorum olaylarına katıldığı ve "halkı tahrik etmek, silahlandırmak" gibi eylemlerle suçlandığı öğrenildi. Olay sırasında Polis Memuru Muzaffer Yeşilyurt’un şehit edilmesi ve diğer polis memurunun yaralanmasıyla sonuçlanan olayda, Göktaş’ın silah ve mühimmatla yakalanarak gözaltına alındığı ve Sıkıyönetim Komutanlığına sevk edildiği kaydedildi. 1988 yılında serbest bırakıldığı bilgisi de edinildi.

Göktaş’ın daha sonra TDKP/GKB terör örgütü üyeliği ve bildirilerini dağıtmak suçlamasıyla Ankara 1 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılanarak 1997 yılında 3 yıl 9 ay ağırlaştırılmış hapis cezasına çarptırıldığı öğrenildi. Bu gelişmelerin ardından Deniz Göktaş’ın stand-up gösterisinde babasıyla ilgili yaptığı açıklamalar dikkat çekti.

Göktaş, babasıyla ilgili şu ifadeleri kullandı: "Aydın olmanın çok övüldüğü bir evde büyüdüm. Bizim evde aydın, hapisteki aydın, sürgündeki aydın, ölü aydın. Aşağıdan yukarıya doğru sevgi ve saygı artar. Ölüyseniz evde bir posteriniz olur, hapisteyseniz günde en az bir kere hakkınızda konuşulur." Bu sözlerin ardından, eylem dönemlerinde kendisine gelen mesajların kendisini ikiyüzlü hissettirdiğini de vurguladı.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin