Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde partisinin grup toplantısında konuştu. Toplantının hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, Filistin halkının maruz kaldığı zulümlere değinerek, uluslararası kuruluşların sessizliğine dikkat çekti. "Filistin’in yiğit evlatlarını bir kez daha selamlıyorum" diyen Erdoğan, Filistin halkının direnişinin önemine vurgu yaptı.
Erdoğan, Kut’ül Amare Zaferi’nin tarihi önemini aktarırken, zaferle Bağdat’ın işgalinin bir sene daha engellendiğini ve 1. Dünya Savaşı’nın bitişinin iki sene uzatıldığını ifade etti. Bu zaferin ardından birçok askerin esir alındığını belirten Erdoğan, o dönemdeki komutanların askerlerine hitaben yaptıkları konuşmalara da yer verdi. 6. Ordu Komutanı Halil Kut Paşa'nın askerlerini tebrik ettiği anları aktaran Erdoğan, "Bu zaferde, Kut halkı Osmanlı ordusunun yanında savaşarak kuşatmaya destek olmuş ve pek çok şehit vermiştir" dedi.
Erdoğan, Kut’ül Amare Zaferi’nin Türk, Kürt ve Arap kardeşliğini pekiştiren önemli bir olay olduğunu belirtti. Çanakkale ile Kut’ül Amare zaferlerinin benzerliğine dikkat çeken Erdoğan, "Geçmişte olduğu gibi bugün de kardeşliğimizi korumalıyız" ifadelerini kullandı. Ayrıca, Türkiye’nin Kürt, Arap ve Türkmen kardeşleriyle kucaklaşarak yeni bir güvenlik paradigması oluşturma çabalarının önemine değindi.
Erdoğan, geçmişte olduğu gibi günümüzde de kardeşi kardeşe kırdırmak isteyenlere karşı en sağlam direncin birlik olmak olduğunu vurguladı. "Kökenlerimiz, mezheplerimiz farklı olabilir ancak bu farklılıklar bizi bölmemelidir" diyerek birlikte hareket etmenin önemini ifade etti.
Cumhurbaşkanı, 81 ilde 500 bin sosyal konut projesi hakkında da bilgi vererek, bu konutlar için başvuruda bulunan vatandaşların sayısının 8 milyonu aştığını belirtti. 2027 yılının Mart ayından itibaren anahtarların teslim edileceğini söyledi. Ayrıca İstanbul’da 100 bin sosyal konut ve 15 bin kiralık konut inşa edileceğini de sözlerine ekledi.
Son olarak Erdoğan, Cumhur İttifakı olarak Türkiye’nin geleceği ve kardeşliği için mücadele edeceklerini, kimsenin barış içinde yaşamak varken düşmanlık peşinde koşmasına izin vermeyeceklerini belirtti.
