Cilt kanserine karşı güneşten korunmanın hayati önem taşıdığını belirten Denizli Devlet Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Selim Gümüş, özellikle ultraviyole (UV) ışınlarına maruz kalmanın risk faktörlerinin başında geldiğini ifade etti. Güneş ışınlarının en yoğun olduğu saatler olan 10.00 ile 16.00 arasında doğrudan güneş altında kalınmaması gerektiğini vurgulayan Dr. Gümüş, güneş koruyucu kullanmanın yalnızca yaz aylarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi. "Cilt kanserini önlemek için güneşten doğru şekilde korunmak büyük önem taşır. Bu saatlerde mümkün olduğunca doğrudan güneş altında bulunulmamalıdır" dedi.
Dışarı çıkılması gereken durumlarda geniş kenarlı şapka, UV korumalı güneş gözlüğü ve açık renkli koruyucu kıyafetler tercih edilmesi gerektiğini belirten Dr. Gümüş, güneş koruyucu ürünlerin sadece tatilde değil günlük yaşamda da kullanılmasının gerektiğini kaydetti. En az 50 faktörlü güneş koruyucu kremlerin dışarı çıkmadan 20-30 dakika önce sürülmesi ve özellikle terleme veya yüzme sonrası tekrar uygulanması gerektiğini vurguladı.
Çocukluk döneminde yaşanan güneş yanıklarının, ilerleyen yaşlarda cilt kanseri riskini ciddi ölçüde artırdığını da belirten Dr. Gümüş, açık tenli bireyler, çilli kişiler, çok sayıda beni bulunanlar ve uzun süre güneş altında çalışanların risk grubunda yer aldığını ifade etti. Ayrıca, solaryum kullanımının ciltte kalıcı hasara yol açabileceğini ve cilt kanseri riskini artırdığını belirterek solaryumun kesinlikle önerilmediğini söyledi.
Benlerde meydana gelen değişikliklerin dikkatle takip edilmesi gerektiğini kaydeden Dr. Gümüş, "Bir benin büyümesi, renk değiştirmesi, koyulaşması, düzensiz kenarlı hale gelmesi, asimetrik görünüm kazanması, kaşınması, kanaması ya da yara görünümü alması önemli uyarı işaretleri olabilir. Aynı şekilde sonradan ortaya çıkan ve hızla büyüyen lekeler de ihmal edilmemelidir" dedi. Hastaların kendi ciltlerini düzenli olarak gözlemlemeleri ve şüpheli durumlarda dermatoloji uzmanına başvurmaları gerektiğini vurguladı.
Uz. Dr. Selim Gümüş, cilt kanserinde erken teşhisin tedavi başarısını artırdığını belirterek düzenli dermatolojik muayene yaptırmanın önemine değindi. Özellikle risk grubunda bulunan kişilerin yılda en az bir kez dermatolojik muayeneden geçmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
