Ramazan ayında beslenme alışkanlıklarının değişmesi nedeniyle uzmanlar sağlıklı beslenmenin yollarını aktarıyor. Diyetisyen Emine Ayvaz, Ramazan ayıyla birlikte oruç tutarken öğün sayısının azalsa da yemek çeşitliliğinin arttığını belirtti. Yeterli ve dengeli beslenmenin sürdürülebilmesi için oruç tutulmayan bölümde iki ana öğünün tamamlanması gerektiğini vurguladı. İlk ana öğün sahur olup, sahura kalkılmaması ya da sadece su içilmesinin zararlı olduğu göz ardı edilmemelidir. Sahurda ağır yemekler yerine hafif bir kahvaltı veya protein içeriği yüksek çorba ve salata kombinasyonunun tercih edilmesi önerilmektedir.
İftarda Sakin Yemek Yenilmeli
Ayvaz, Ramazan ayında iftar sofralarında yapılan en büyük hatalardan birisinin yiyeceklerin miktarı olduğunu belirtti. İftarda kan şekeri düştüğünde, kısa sürede çok miktarda besin tüketme isteği doğabilmektedir. Tokluk hormonu yemekten 15-20 dakika sonra salgılanmaya başladığı için, yemek hızlı yenildiğinde ihtiyaçtan fazla besin tüketimi gerçekleşmektedir. Ayrıca midede rahatsızlık oluşmaması adına yemeğe bir kepçe çorba ile başlanıp, 10 dakika sonra az yağlı ızgara, haşlama, fırında veya buğulama yemeklerle devam edilmesi önerilmektedir. Tatlı seçiminin iftardan hemen sonra değil, birkaç saat sonra ara öğünde tercih edilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Ağır tatlılar yerine ekşimsi meyveler ve bol tarçınlı az şekerli sütlü tatlıların daha uygun olacağı belirtilmiştir.
Su Tüketimine Dikkat Edilmeli
Ramazan'da bağırsak hareketlerinin yavaşlaması nedeniyle kabızlık görülebileceğini belirten Diyetisyen Emine Ayvaz, iftardan bir saat sonra yarım saatlik yürüyüşler, lif oranı yüksek yiyecekler ve ara öğünlerde taze meyve, ceviz, fındık, badem gibi çiğ kuru yemişlerin tercih edilmesinin sindirime yardımcı olacağını vurguladı. Günde en az 2-2,5 litre su içilmesi ve susama hissi olmasa bile iftardan sonra her yarım saatte bir bardak su içilmesine özen gösterilmelidir. Suya ek olarak, kafein içeren içecekler yerine ayran, sade soda, rezene ve kekik gibi sindirime yardımcı bitki çaylarının tercih edilmesi önerilmektedir. Yemekle fazla tuz tüketiminin susuzluğu artırabileceği belirtildi. Bu nedenle sahurda tuzlu yiyeceklerden kaçınılması gerektiği ifade edilmiştir. Ayrıca, kronik rahatsızlığı olan ve düzenli ilaç kullanması gereken hastaların oruç tutmadan önce mutlaka hekimlerine danışmaları ve bir diyetisyen gözetiminde oruç tutmaları gerektiği hatırlatılmıştır.