Medeniyetler beşiği olan Hatay’da depremzede sanatçıları hayata tutundurmak ve sanatlarını yaşatmak için Hatay Valiliği tarafından Defne ilçesi Çekmece Mahallesi’ne Kültür ve Sanat Çarşısı kurulmuştu. Şehrin kültürünü ve el sanatlarını yaşatıldığı 82 iş yerinde kentin kültürü yaşatılmaya devam edilmişti. Şehrin önemli en önemli el sanatlarının olduğu çarşıda; mozaiğinden, ebru sanatına, ahşap yakma sanatından, taş oymacılığına onlarca sanat dalı onlarca kadın sanatçının ellerinde hayat buluyor. Hatay Valisi Mustafa Masatlı’nın talimatıyla kurulan çarşıda açılan atölyelerde, kadın sanatçıların emek verip yaptıkları çalışmalar vatandaşların hizmetine sunuluyor.
"Depremden sonra tekrar mesleğime kavuşmak, sanat çarşısında dükkanın verilmesi kendi mesleğini icra etmek bize gerçekten terapi gibi geldi"
Dedesinden aldığı ilhamla 30 yıldır kilim dokumacılığı yaparak kadının kendi ayaklarında durabileceğini gösteren Ferdali Bostancı, "Ben 30 yıldır kilim dokuma ustasıyım. Dede mesleğini daha geniş çaplı nesillere aktarabilmek için 1994’te bu sanatın okulunu okudum. Dedem eskiden hasır işlerdi, biz küçükken merakla da onu sürekli izlerdik. Çocukluğumdan aklımda kalan bu mesleği ileride üniversitesini okuyup icra edeceğimi açıkçası düşünmemiştim. Depremden sonra tekrar mesleğime kavuşmak ve özellikle şu an sanat çarşısında küçücük de olsa bir dükkanın verilmesi kendi mesleğini icra edip bunu gelecek nesillere aktarıp bunun için bir imkan sunulması için bize sunulduğundan kaynaklı bize gerçekten terapi gibi geldi. Kadın öncelikle her şekilde kendi ayaklarının üstünde durur. Bunu her şekilde görüyoruz ve aslında her kadın çok güçlüdür. Yeter ki hiçbir yerden kösteklenmesin ve kendi çabalarıyla düştüğü yerden tek başına kalkabilen bir güce sahiptir. Kadınlar çok zorluklar çekerek bugüne varabilir. Beni destekleyen bir eşim var. Ümit ediyorum ki bütün kadınlara da aynı şekilde belli bir yardım beklemeden kendi seslerini çıkarmak ve kendi güçleriyle ortaya koyabilmek" dedi.
"Kadın olaraktan kendimi kanıtlamaya, kendinizi ve ailenize yardımcı olmak amacıyla çabalıyor"
Kadınların kafalarına koydukları her konuda başarılı olacağını söyleyen ve 41 yıldır ebru sanatını icra eden Durdunaz Günaydın, "Ben 41 yıldır bu işin içindeyim. Ben hem ressamım hem de ebru sanatçısıyım. Şu anda benim yaptığım meslek ressamlığın dışında Hatay ipeği üzerine ebru sanatçısıyım. Bu İpek’e yönelmem de buradaki ebru sanatçısı olduğum zaman dedim ki bu tek ebru yani kağıtlar da olmasın. Kağıttan çıkartıp seramiğe ondan sonra işte ahşaba, taşa, deniz kabuğuna kadar her şeye ebru batırdım. Herkes ebru sanatını tanıması lazım. Bu Hatay’ın ipeklerini, Samandağ ve Harbiye ipeklerini aldım. Onlara o ipekçilerimizi, onlar da bana yardımcı oldular. Onların ipeklerini ebru yaptım. Biz depremde çok kayıplarımız oldu, benim atölyem vardı ve yıkılmadı. Atölyemde kadın olaraktan benle oğlum beraber çalışıyorduk ve ayakta durmaya çalışıyorduk. Mesleğimi bu şekilde icra etmeye çalışıyorduk fakat depremde çok kayıplarımız oldu. Antakya’da evimiz olduğu halde evimiz yıkıldı. Burada Sayın Valimiz Mustafa Masatlı, sağ olsun bize yardımcı oldular. Buradaki sanatçılarımızı toparladılar. Ben de maddem manevi sıkıntıya girdiğim halde ayakta durmaya çalışıyorum. Yavaş yavaş kadın olaraktan kendimi kanıtlamaya, kendinizi ve ailenize yardımcı olmak amacıyla çabalıyor. Kadınlar Günü esasında böyle bir günde anmak güzel oldu. Kadınlarımızın ne kadar güçlü ne kadar başarılı olduğunu isterse kadınların hani derler ya taşı sıksa suyunu çıkarırlar. Kadınlar kafalarına bir şey koydukları zaman yaparlar. Kadınlar Günü’nde bütün kadınlarımızın kadınlar gününü kutluyorum" ifadelerini kullandı.
(RMZ-VK-
