Devlet Memurları Konfederasyonu (DMK) Genel Sekreteri Tuncay Cengiz, beraberinde diğer yetkililerle birlikte, Ankara'da bulunan TÜVTÜRK araç muayene istasyonu önünde bir protesto düzenledi. Bu protesto, burada darp edilerek hayatını kaybeden polis memuru Melih Okan Keskin’e yönelik gerçekleştirilen saldırıya yönelikti. Cengiz, olay yerinde siyah çelenk bırakarak, bu durumu kınadı ve açıklamalar yaptı. Cengiz, polise yönelik yapılan saldırının toplumsal huzura büyük bir darbe olduğunu vurguladı.
TÜVTÜRK'ün Kamulaştırılması Gerekiyor
Cengiz, araç muayene işlemlerinin yalnızca kamu eliyle yürütülmesi gerektiğini ifade ederek, "Görevi başında olmayan, sivil kıyafetle kendi aracıyla muayene için gelen polis memuru Melih Okan Keskin, burada kalabalık bir çalışan grubu tarafından darp edilip, beyin kanaması geçirerek şehit olmuştur. Geride gözü yaşlı bir eş ve yetim iki çocuk bırakmıştır. Bu saldırı, milletimize ve devletimize yapılmıştır. Bu alçaklık, toplumun huzurunu ve güven duygusunu derinden sarsmıştır. Şikayetler artarak devam etmektedir. Özelleştiği 2007 yılından bu yana tekelleşen TÜVTÜRK, vatandaşlara kötü muamele yaparak haraç kesmektedir. Dolayısıyla, TÜVTÜRK acilen kamulaştırılmalıdır. Araç muayeneleri yalnızca kamu eliyle yapılmalı veya rekabet ortamı sağlanarak, denetimi artıracak şekilde özelleştirilmelidir. Şikayet alınan istasyonlar kapatılmalı veya ihalesi iptal edilmelidir." şeklinde konuştu.
Kamu Görevlilerine Yönelik Şiddetle Mücadele
Cengiz, kamu görevlilerine yönelik şiddetin artmasının önlenmesi için caydırıcı yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. "Kamu görevlilerine yönelik şiddet olaylarının artması tesadüf değildir. Hükümetten ve Meclis’ten beklentimiz, bu şiddetin cezalarının ağırlaştırılması ve caydırıcılığı artıran düzenlemelerin bir an önce uygulanmasıdır. Şiddet olaylarına sıfır tolerans gösterilmeli, memurlar birbirine daha fazla sahip çıkmalıdır. Bizler, bu millet için gece gündüz çalışan bireyler olarak, birbirimizin canından, malından ve onurundan sorumluyuz. Sessiz kalmamalıyız, hakkımızı aramalıyız; ancak her zaman hukuk ve demokrasi çerçevesinde kalmalıyız." ifadelerini kullandı.