Düzce'de Hüsnü Başoğlu, annesinin organ yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetmesinin ardından, ablasının üç organını bağışladı. Başoğlu, bu bağışın başka hastalara fayda sağlayacağı için mutlu olduğunu ifade etti.
Organ Bağışı Üzerine Düşünceler
Başoğlu, "Ablamın böbreklerinin başka insanlarda yaşadığına seviniyorum. Annemin böbrek yetmezliği hastalığı vardı. Biz de 3-4 sene uygun organ aradık ama annemin ömrü yetmedi. 1995 yılında hayatını kaybetti. Bu durum sonrasında başka hastalara da faydamız olsun diye ablamın organlarının alınmasına izin verdim. Organ bağışlamada bir sakınca yok, bence daha çok yayılması lazım. Organlar toprağın altında çürüyeceğine, bir insana faydalı olması daha güzel" şeklinde konuştu.
Türkiye'de Organ Bağışının Durumu
Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Yoğun Bakım Uzmanı ve Organ Nakli Koordinatörü Uzm. Dr. Zehra Mermi Bal, "Hastamız Ayşe Gül’ü 10 gün önce geçirdiği rahatsızlık sonrası yoğun bakımda izlemeye aldık. Yaptığımız tedavilere hastamız yanıt vermedi ve beyin ölümü tanısı koyduk. Hasta yakınlarıyla yaptığımız organ bağışı görüşmemiz olumlu geçti ve organ bağışında bulundular. Ülkemiz, canlıdan canlıya nakillerde neredeyse ilk sıralarda yer alıyor. Ancak, kadavradan organ bağışı verileri çok düşük. Ülkemizde organ bağışı bekleyen 35 bin hasta mevcut ve her gün bir yenisi ekleniyor. Bazı hastalar bu şansı elde edemedikleri için hayatlarını kaybediyorlar" ifadelerini kullandı.
Duyarlılık Artmalı
Atatürk Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Uzm. Dr. Milas Mafizer, organ bağışının kritikliği konusunda toplumda daha fazla duyarlılık oluşturulması gerektiğini vurguladı. "Maalesef ülkemizde bu oranlar çok düşük. Nakiller, aile bağlarından dolayı canlıdan canlıya yapılırken, beyin ölümü olmuş hastalardan nakil oranları oldukça düşüktür. Toplumda duyarlılığı artırmak için daha fazla çalışma yapılması gerekiyor" dedi.