Trakya bölgesinde son yıllarda giderek artan kuraklık, su kaynaklarını olumsuz etkilemekte ve bu durum, bölgedeki tarım, içme suyu temini ve ekolojik denge açısından ciddi riskler yaratmaktadır. Edinilen bilgilere göre, bölgenin yıllık ortalama yağış miktarında yaklaşık yüzde 50 oranında bir azalma yaşanmış olup bu durum, barajlar ve nehirlerdeki su seviyelerini de etkilemiştir. Özellikle Meriç ve Tunca nehirlerinin debilerindeki düşüş, vatandaşlar arasında endişe yaratmaktadır.
Eski Devlet Su İşleri Bölge Müdür Yardımcısı Hüseyin Erkin, Trakya'nın uzun süredir kuraklıkla mücadele ettiğini söyleyerek, bu durumun önümüzdeki yıllarda da devam edeceğini belirtmiştir. Erkin, "Bu yıl şehrimizin su temini konusunda barajlarımızda sıkıntılar yaşandı. Nehirlerin debileri de önceki yıllara göre daha düşük seviyelerde seyrediyor," ifadelerini kullanmıştır.
Meriç Nehri'nin debisi, gün itibarıyla yaklaşık 180 metreküp/saniye civarında seyrederken, Tunca Nehri ise 3,5-4 metreküp/saniye seviyelerinde akmaktadır. Oysa geçmiş yıllarda, özellikle ocak aylarında Meriç’in debisi 200-280 metreküp/saniye arasında olmaktaydı. Bu değerlerin altında seyreden akışlar, kuraklığın açık bir göstergesi olarak değerlendirilmektedir.
Yağış miktarındaki düşüşe dikkat çeken Erkin, "Trakya normalde yıllık ortalama 620 milimetre yağış alırken, son birkaç yılda bu miktar yüzde 50 oranında azaldı. Meteorolojik veriler, 2026 yılında da kuraklığın ve buharlaşmanın devam edeceğini göstermektedir," diyerek su verimliliği ve tasarrufun artık kaçınılmaz olduğunu ifade etmiştir. Özellikle belediyelerin içme suyu konusunda daha bilinçli ve tasarruflu uygulamalar yapması gerektiğinin altını çizen Erkin, halkın bu konuda bilgilendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır.