Ege Üniversitesi'nde gerçekleştirilen etkinlikte, Gazze'nin tarihi, mekânı ve davası üzerine akademik bir buluşma yapıldı. Prof. Dr. Ersan, üniversitelerin sadece bilim üretmekle kalmayıp, aynı zamanda ahlak ve vicdanı korumakla da yükümlü olduğunu vurguladı.
Gazze'nin Mücadelesi ve Kutsal Mekânlar
Prof. Dr. Ersan, "Tarih, mekân ve dava üçlüsü, Gazze’nin bugünkü gerçeğini anlamamız için önemli bir anahtar sunuyor" diyerek, Gazze meselesinin insanlığın ortak acılarına karşı duyarsız kalmama sorumluluğunun bir parçası olduğunu belirtti. Ayrıca, Ege Üniversitesi olarak ilim ve vicdanın birlikte yükseldiği bir kurum olma anlayışını sürdürdüklerini ifade etti.
Kudüs ve Gazze: Onurlu Direnişin Simgesi
EÜ Birgivi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Palabıyık, modern çağın kutsallığın mekânsal temsilini zayıflatsa da insanın kutsala yönelme arzusunun devam ettiğini belirtti. Kudüs ve Gazze'nin, insan onurunun simgeleri olduğunu vurgulayan Palabıyık, kutsal mekânların toplumların ortak hafızası ve vicdanı olduğunu ifade etti.
Gazze: Planlı Bir Politikanın Sonucu
Prof. Dr. Durmuş Akalın, Gazze'de yaşananların tesadüf değil, uzun yıllardır süregelen planlı bir Siyonist politikanın sonucu olduğunu dile getirdi. Osmanlı'nın bölgeden çekilmesiyle başlayan sürecin, İngiltere ve Batı desteğiyle devam ettiğini kaydederek, bu durumun Filistin topraklarının sistematik şekilde işgal edilmesine yol açtığını belirtti.
Panel, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ersan'ın, Prof. Dr. Muhammet Hanefi Palabıyık ve Prof. Dr. Durmuş Akalın’a 70. Yıl Pulu takdim etmesiyle sona erdi.
