Elazığ'da Müzayededen Çıkan 126 Yıllık Altın Sırma Hat Levhası Görücüye Çıktı

Elazığ'da müzayededen çıkan 126 yıllık altın sırma hat levhası, Osmanlı kadını Vasfiye Hanım’ın imzasını taşımasıyla dikkat çekiyor. Eser, Kâbe örtüsünde kullanılan "dival işi" tekniğiyle işlenmiş.

Elazığ'da Müzayededen Çıkan 126 Yıllık Altın Sırma Hat Levhası Görücüye Çıktı
Elazığ'da müzayededen çıkan 126 yıllık altın sırma hat levhası, Osmanlı kadını Vasfiye Hanım’ın imzasını taşımasıyla dikkat çekiyor. Eser, Kâbe örtüsünde kullanılan "dival işi" tekniğiyle işlenmiş.

Elazığ'da düzenlenen bir müzayede sırasında Doç. Dr. İlyas Kayaokay tarafından alınan bu tarihi eser, Osmanlı dönemine ait oldukça değerli bir hat levhası olarak öne çıkıyor. Altın sırma iplikle kadife zemin üzerine işlenen eserde, "dival işi" tekniğinin kullanıldığı ve bu tekniğin Kâbe örtüsündeki kutsal yazıların işlenmesinde de tercih edildiği ifade ediliyor. Doç. Dr. Kayaokay, Hicri 1318, yani miladi 1900-1901 tarihli olan bu eserde, altın sırma ipliğin ince dikişlerle sabitlenerek yazının hafif kabartmalı bir görünüm kazanmasını sağladığını belirtti. Dival işinin, Selçuklulardan Osmanlıya miras kalan bir teknik olduğunu ve yüzyıllar boyunca çeşitli sanat formlarında kullanıldığını vurguladı.

Doç. Dr. Kayaokay, eserle ilgili yaptığı açıklamada, "Bu eser Hicri 1318 tarihli, yani miladi olarak 1900-1901 yıllarına tekabül eden yaklaşık 126 yıllık bir levhadır. 40 x 31 cm ölçülerinde olup kadife zemin üzerine altın sırma ip ile nakşedilmiştir. Bu ince teknik, Osmanlı nakış sanatında 'dival işi' olarak bilinmektedir. Tekniğin karmaşık yapısı, yazının yüzeyde hafif kabartmalı bir görünüm kazanmasına yol açmaktadır. Maraş’tan gelen iki gelin tarafından Osmanlı sarayına yayılması nedeniyle 'Maraş işi' olarak da adlandırılan bu teknik, Osmanlı sanatında özellikle sancaklarda, türbe örtülerinde ve diğer önemli eserlerde sıkça yer almıştır. Kâbe örtüsündeki yazıların işlenmesinde de bu yöntem kullanılmaktadır," diye konuştu.

Eserin önemine dikkat çeken Kayaokay, levhanın alt kısmında yer alan ketebeye göre Vasfiye Hanım tarafından yazıldığını ifade etti. Osmanlı döneminde kadın hattat ve nakkaşların varlığı bilinse de imzalı eser sayısının oldukça az olduğunu belirten Kayaokay, bu durumun eserin değerini artırdığını vurguladı. Levhada yer alan beyit ise, "Zâlimin rişte-i ikbâlini bir âh keser Mâni-i rızk olanın rızkını Allah keser" şeklindedir. Bu beyitte, mazlumun ahının zalimin talihini kesebileceği ifade ediliyor. Aynı zamanda başkasının rızkına engel olan kimsenin rızkının da ilahi adalet gereği kesileceği anlatılmaktadır. Kayaokay, Vasfiye Hanım'ın daha önce kaynaklarda adı geçmeyen bir kadın sanatçı olduğunu ve ileride başka eserlerinin keşfedilmesiyle kimliğinin daha iyi anlaşılacağına dikkat çekti.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin