Erzincan’da Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte mutfaklarda hareketlilik artıyor. Özellikle Akyazı Mahallesi başta olmak üzere birçok mahalle ve köyde, ev hanımları geleneksel lezzetleri önceden hazırlamaya başladı. Böylece, Ramazan boyunca ibadete daha fazla zaman ayırabilme imkanı sağlanıyor.
Kete, börek, baklava, sırın, katmer ve gözleme gibi yöresel tatlar, imece usulü ile hazırlanıyor. Kadınlar bir araya gelerek hem üretim yapıyor hem de dayanışma kültürünü canlı tutuyor. Hazırlanan yiyecekler özenle paketlenerek derin dondurucularda saklanıyor. Bu sayede Ramazan ayında günlük yemek telaşı azalmakta, iftar sofraları da boş kalmamaktadır.
İbadete Zaman, Sofraya Bereket
Kalabalık ailelerin vazgeçilmezi olan bu yöresel ürünler, özellikle iftar sofralarında büyük bir yer tutuyor. Önceden yapılan hazırlıklar sayesinde ev hanımları hem zamandan tasarruf sağlıyor hem de Ramazan’ın manevi atmosferine daha fazla odaklanabiliyor.
Ev hanımlarından Şehnaz Demirol, her yıl olduğu gibi bu Ramazan öncesinde de hazırlıkları erkenden yaptıklarını belirterek, "Eskiden nenelerimiz, annelerimiz nasıl yapıyorsa biz de aynı şekilde yapıyoruz. Hazır gıda almamak için her şeyi evde hazırlamaya çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.
Münife Demirol ise Ramazan hazırlıklarının sadece yemek yapmak olmadığını vurgulayarak, "Ekmek pişiriyoruz, kete yapıyoruz, sırın bağlayacağız. Daha çok ibadet edebilmek için önceden hazırlık yapıyoruz" şeklinde konuştu.
Kültürel Miras Yaşatılıyor
Erzincan’da her yıl tekrar eden bu gelenek, yalnızca mutfak pratiği olarak görülmüyor. İmece usulü yapılan hazırlıklar, kuşaktan kuşağa aktarılan kültürel mirasın bir parçası olarak değerlendiriliyor. Ramazan öncesi bir araya gelen kadınlar, hem üretmenin hem paylaşmanın bereketini sofralara taşıyor.
Bu hazırlıklar sayesinde Erzincan’da Ramazan coşkusu daha gelmeden hissedilmekte; birlik ve dayanışma ruhu da güçlenmektedir.