Türker, önceki seçimlerdeki oy dağılımının kararsız kitleler nedeniyle değişebileceğini ifade etti. "Özellikle AK Parti ve CHP gibi büyük partilere oy vermiş olan kesimlerin kararsızlıklarını sürdürdüğünü gözlemliyoruz." dedi. Ayrıca, Türkiye'deki siyasi atmosferin, olası koalisyonlar ve seçim sonucunun meşruiyeti üzerindeki etkilerine dikkat çekti. "Eğer mevcut koalisyon yapısına itiraz edilir ve erken seçime gidilirse, dünya kamuoyunda meşruiyet tartışmaları başlayabilir." diye ekledi.
Türker, 50 yıl süresince Türkiye'nin siyasi yapısını etkileyebilecek bu seçimlerin, Cumhurbaşkanlığı ve belediye seçimleri ile genel seçimlerin bir arada yapılmasına yol açabileceğini belirtti. "Eğer erken seçim yapılmazsa, bu durum yeni bir siyasi kriz yaratabilir." ifadelerini kullandı. Ayrıca, Türkiye'nin temel sorunlarının yoksulluk, işsizlik ve özgürlük olduğunu vurguladı ve özgürlük konusunu üç başlık altında ele aldı: bireylerin özgürlüğü, toplumun özgürlüğü ve medya özgürlüğü.
Türker, eğitim sistemine de değinerek, Türkiye'nin eğitim kalitesinin uluslararası sıralamalarda istenilen seviyede olmadığını belirtti. Eğitim sisteminin yeniden yapılandırılması gerektiğini vurguladı. "Bu konuda bir değişim sürecine girmemiz şart." dedi. Türkiye'nin şu anda ekonomik zorluklar içinde olduğunu ifade eden Türker, "Artık bir kriz yaşanıyor, bu duruma dikkat etmeliyiz." şeklinde konuştu.
Son olarak, basın özgürlüğü konusuna da değinen Türker, mevcut medya yapısının özgür olmadığını ve gazetecilerin baskı altında kaldığını belirtti. "Gerçek gazetecilik, özgürlük ortamında gelişebilir." diyerek, basın özgürlüğünün önemini vurguladı.
