Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü'nden Prof. Dr. Özgür Karaoğlu, araştırmada deprem verilerini kullanarak sismik tomografi yöntemiyle yer altındaki magma yapılarının görüntülendiğini belirtti. Yapılan sayısal modellemelerle bu magma yapılarının fay sistemi ile etkileşimleri incelendi. Elde edilen bulgular, Erzincan Havzası’nın doğusu ile Yedisu arasında, iki farklı sığ magma haznesinin bulunduğunu gösterdi. Bu haznelerin, derinlerdeki daha geniş bir magmatik sistemle bağlantılı olabileceği düşünülüyor.
Derinlik ve Özellikler
Prof. Dr. Karaoğlu, araştırmanın bulgularını değerlendirerek, "Erzincan-Yedisu hattında iki farklı sığ magma haznesi tespit ettik. Bu hazneler 4-5 kilometre derinliklerden başlayarak en az 17-18 kilometreye kadar uzanıyor. Ayrıca bu yapıların daha derinden beslenen bir sistemle ilişkili olabileceği ihtimali var" dedi.
Magma Rezervuarlarının Farklılıkları
Araştırmada tanımlanan iki magma rezervuarının özellikleri arasında önemli farklılıklar olduğunu vurgulayan Karaoğlu, "Batıdaki magma haznesinin Erzincan Ovası’na yakın olması nedeniyle belirgin bir deprem etkinliği gözlenmiyor. Bu durum, buradaki yapının daha sıcak ve daha yüksek ergiyik oranına sahip olabileceğini düşündürüyor. Doğudaki haznede ise sismik etkinlik daha fazla. Bu da iki sistemin sıcaklık, kristallenme derecesi ve mekanik davranış açısından farklı olabileceğini gösteriyor" ifadelerini kullandı.
Gözlemlerin Önemi
Prof. Dr. Karaoğlu, bu bulguların yakın zamanda bir volkanik patlama ya da büyük bir deprem olacağı anlamına gelmediğini özellikle vurguladı. "Bu çalışmada belirli bir tarihte deprem ya da püskürme olacağı yönünde bir iddia yok. Ancak bölgedeki fay kontrollü magmatik sistemlerin etkin bir jeodinamik ortamda bulunduğunu ve dikkatle izlenmesi gerektiğini gösteriyoruz" dedi. Ayrıca, Erzincan-Yedisu-Tunceli hattında sismisite, yer deformasyonu, mikrodeprem etkinliği ve yer altı akışkanları gibi göstergelerin değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
Bu uluslararası araştırma ekibi tarafından yürütülen çalışma, Doğu Anadolu’daki aktif faylar ile yer altındaki magma sistemleri arasındaki ilişkiye dair yeni veriler sunuyor. Araştırma, Kuzey Anadolu Fayı segmentlerinin tektonik ve magmatik etkilerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu. Prof. Dr. Karaoğlu, çalışmanın uluslararası saygınlığa sahip Communications Earth & Environment dergisinde yayımlandığını belirtti.
