2004-2011 yılları arasında İspanya'nın başbakanlığını yapmış olan 65 yaşındaki Jose Luis Rodriguez Zapatero, mahkemede yolsuzluk suçlamalarıyla karşılaştı. Nüfuzunu kötüye kullanma, kara para aklama, vergi kaçırma ve kaçakçılık gibi suçlamalarla yürütülen soruşturma kapsamında ifade verdi. Özellikle, 2021 yılında korona virüs salgını sırasında Plus Ultra havayolu şirketinin hükümetten aldığı 53 milyon Euro değerindeki kurtarma paketinin onaylanması için Pedro Sanchez hükümetine baskı yaptığı iddialarını kesin bir dille reddetti. Ayrıca, bu kurtarma planı karşılığında Dubai’de bir şirket kurarak komisyon almak amacıyla hareket ettiği yönündeki suçlamalara da karşı çıktı ve İspanya dışında hiçbir zaman şirket sahibi olmadığını belirtti.
Mahkeme, Mayıs ayında Zapatero’nun ofisinde yapılan aramada bir kasada bulunan ve değeri 1.3 milyon Euro olduğu iddia edilen mücevherler üzerinde de duruyor. Bu mücevherlerin aile mirasından kaynaklandığı savunulurken, Zapatero duruşmada bu konuya ilişkin soruları yanıtlamaktan kaçındı.
Zapatero, duruşmanın ardından yaptığı açıklamada, "İşlemediğim ciddi suçlarla suçlandım. Her zaman dürüst ve onurlu bir şekilde hareket ettim ve şimdi bunu kanıtlamakla yükümlüyüm. Bunu mutlak şeffaflık ve tam bir güvenle yapacağım. Gerçek ortaya çıkacak ve şu anda şüphe duyanların güvenini yeniden kazanacağım" ifadelerini kullandı.
Ülke tarihinde sanık olarak mahkemede ifade veren ilk başbakan olan Zapatero, son iki yıldır yolsuzluk skandallarıyla gündeme gelen mevcut Başbakan Pedro Sanchez liderliğindeki Sosyalist Parti için önemli bir figür olmayı sürdürüyor. Bu dava, Zapatero’nun siyasi kariyerinin yanı sıra İspanyol siyaseti üzerindeki etkilerini de sorgulatıyor.