Eskişehir’in köklü eğitim kurumlarından Atatürk Lisesi’nde 26 yıllık öğretmenlik tecrübesine sahip olan Müdür Ersin Kökten ve Rehber Öğretmeni Neslihan Peker Özkan, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sonuçlarının açıklanmasının ardından aileler için kritik bir dönem olan tercih süreci ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Uzmanlar, sadece yüksek puanlara veya popüler okul isimlerine odaklanmanın büyük bir yanılsama yaratabileceğini ifade ederek, bunun yerine doğru bir tercih listesi oluşturmanın önemine vurgu yaptılar. Bu bağlamda, "yüzdelik dilim esnekliği formülü" ve adrese dayalı yerleştirmenin getirdiği riskler hakkında bilgilendirme yaptılar. Ayrıca, öğrencilerin yalnızlık yaşadığı teknoloji çağında, okul tercihinin en önemli kriterinin "sosyal mutluluk" olması gerektiğini belirtirken, okulun fiziki imkanlarının da öğrencilerin üniversiteye hazırlık sürecindeki stres ve kaygı yönetimine doğrudan etkisi olduğunu dile getirdiler.
Okul Seçiminde Sosyal Mutluluk Öncelikli Olmalı
Okul tercihinde en önemli faktörün öğrencilerin sosyal anlamda mutlu olabilmeleri olduğunu belirten Kökten, şu şekilde konuştu: "Velilerin ve öğrencilerin tercih yaparken dikkat etmesi gereken en önemli nokta, çocukların sosyal açıdan mutlu olabilecekleri bir okul seçmeleridir. Eğitim sürecinde ivme kazanırken, öğrencilerin sosyal gelişimlerinin de desteklenmesi gerekmektedir. Günümüzde sosyal etkileşimlerin azalmasına bağlı olarak, öğrencilerin psikolojik sorunlar yaşadığını gözlemliyoruz. Teknolojinin hayatımıza girmesiyle, telefon ve tablet kullanımı artmış durumda. Bu da iletişim sorunlarına yol açabiliyor. Okul olarak, öğrencilerimizin sosyal gelişimlerini desteklemek amacıyla birçok etkinlik düzenliyoruz; yurt içi ve yurt dışı geziler, çeşitli projeler ve aktiviteler yapıyoruz. Çocukların mutlu olacağı okulları seçmeleri gerektiğine inanıyorum."
Yüzdelik Dilim Tercih Listesinde Önemli
Rehber Öğretmen Özkan, sınavın zorluk derecesinin her yıl değiştiğini belirterek, puan odaklı yaklaşımın yanıltıcı olabileceğini ifade etti. Özkan, "Öğrencinin genel yüzdelik dilimi asıl belirleyici unsurdur. Tercih listesi oluştururken, ilk tercihlerde öğrencinin yüzdelik diliminin üstünde olan okullar yer alabilir; ancak listenin geneline yayılmamalıdır. İlk birkaç okuldan sonra, öğrencinin yüzdelik dilimine yakın okullar tercih edilmelidir. Listenin sonuna doğru ise, öğrencinin yüzdelik diliminin iki katı kadar aşağıdaki okullar da tercih edilmelidir. Bu yöntemle, tercihlerin daha garantili olması sağlanabilir." şeklinde görüş belirtti.
Sosyal İmkânlar ve Üniversite Kaygısı
Özkan, okulların fiziksel ve sosyal imkanlarının üniversiteye hazırlık sürecine doğrudan etkisi olduğunu vurguladı. "Bu durum, öğrencinin motivasyonu ve akademik gelişimi üzerinde olumlu bir etki yaratmaktadır. Lise döneminin sadece akademik bilgi edinme süreci değil, aynı zamanda sosyal becerilerin de geliştiği bir dönem olduğunu unutmamak gerekir. Okulun fiziki donanımları, öğrencinin öğrenme sürecini olumlu yönde etkiler ve üniversite hazırlık sürecine büyük katkı sağlar. Sağlanan sosyal imkanlar, öğrencinin iletişim becerilerini güçlendirir ve takım çalışmalarındaki başarısını artırır. Bu unsurlar, öğrencinin üniversite sınavı sürecindeki kaygıyı daha iyi yönetmesine yardımcı olur. Okulumuzda, öğrencilerimizin çok yönlü gelişimini önemsiyoruz. Onların sosyal duygusal zekalarını geliştirmek ve mutlu bir birey olmalarını sağlamak için çalışıyoruz." dedi.
Yerel Yerleştirmede Dikkat Edilmesi Gerekenler
Merkezi yerleştirme için tercih yapacak öğrencilerin yerel yerleştirme listesine de dikkat etmeleri gerektiğini hatırlatan Özkan, "Merkezi yerleştirme puanıyla tercih yapacak öğrenciler, puan ve yüzdelik dilim dalgalanmaları nedeniyle yerleşememe durumu yaşayabilirler. Bu nedenle, yerel yerleştirme tercihleri de önem kazanmaktadır. Öğrencilerimiz, yerel yerleştirme tercihini yaparken ikamet ettikleri adres bölgesine dikkat etmelidir. Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) da bu süreçte önemli bir rol oynamaktadır. Öğrenciler, tercih listelerini oluştururken gerçekçi olmalı ve kendi puanlarına uygun bir liste hazırlamalıdır." şeklinde konuştu.
Arkadaş Etkisi ve Okul Ziyareti Önerisi
Özkan, tercih döneminde yapılan en büyük hataların başında arkadaş ve popülarite etkisinin geldiğini belirtti. "Arkadaşlık ilişkileri değişkenlik gösterebilir, dolayısıyla öğrencinin 4 yılını geçireceği okul tercihi yaparken bu faktörün etkili olmasını doğru bulmuyorum. Okulun ismine odaklanmak da yanıltıcı olur. Öğrencinin ilgi, yetenek ve beklentilerinin dikkate alınması gerekmektedir. Ayrıca, okulların niteliklerine, projelerine ve yerleştirme oranlarına bakılmalıdır. Öğrenci, tercih etmek istediği okulu ebeveynleriyle birlikte ziyaret etmeli ve aklına takılan soruları gidermelidir." diye belirtti.
Okul Kültürü ve Öğrenci Mizacı Uyumlu Olmalı
Özkan, son olarak okul kültürü ile öğrenci mizacının uyumlu olması gerektiğine dikkat çekerek, "Her yüksek puanlı okul, her öğrencinin karakterine ve hedeflerine uygun olmayabilir. Örneğin, yoğun akademik baskıya dayanamayacak ve rekabetten hoşlanmayan bir öğrenci düşünelim. Bu öğrenci için sadece puan yüksekliğine bakarak tercih yapmak uygun olmayacaktır. Okulun eğitim felsefesi, proje odaklılığı ve sosyal-sportif faaliyetlere verdiği önem gibi unsurlar da göz önünde bulundurulmalıdır. Öğrencinin mizaç özellikleri ve gelecekteki hedefleri ile okulun kültürü birbiriyle uyumlu olmalıdır." ifadelerini kullandı.