Uzun yıllar antikacılık yapan Bayram Çağlayan, bazı merhumların boşaltılan evlerine yakınları tarafından davet edilerek gitmektedir. Geçtiğimiz günlerde, Tarihi Odunpazarı Evleri bölgesinde bir merhumun evinden antika eşyalar toplamak üzere giden Çağlayan, üç tekerlekli bir hurdacı arabasına bu eşyaları doldurarak dükkanına getirdi. Her biri geçmişe ait bir hikaye barındıran eşyalar, görenleri adeta zamanda yolculuğa çıkarıyor.
Geçmişe Dönüş
Bayram Çağlayan, bu değerleri günümüze kazandırma amacında olduklarını belirtti. "Bu tür malzemeleri elimizden geldiğince alıyoruz, restorasyonunu yapıp insanlara kazandırıyoruz" dedi. Zaman zaman ilginç durumlarla karşılaştıklarını anlatan Çağlayan, bir vatandaşın annesinin vefatından sonra kendisine eşyalar verdiğini, ardından babasının da vefat ettiğini ve yine malzemeler sunduğunu aktardı. Bir kutunun içinde merhumun dişini bulduğunda, "Bu ne olacak?" diye sorduğunda, "Ben bunu da satarım" yanıtını aldığını söyledi. Çağlayan, "Abla, ya diş satılır mı? Babanın dişi" dediğinde, "Ben satarım" cevabını aldığını ifade etti. Bu durumu, "Normal hayattayken malınızın değerini bilin, öldüğünüz zaman dişinizi bile satarlar" şeklinde yazdığı bir notla hatırlatmış.
Çağlayan, geçmişini irdelemeyen bir kişinin geleceğini bulamayacağını vurguladı. Bu tür antika eşyalar, sadece birer nesne değil, aynı zamanda geçmişin izlerini taşıyan dünyalar. Her bir parça, insanların anılarını ve yaşanmışlıklarını yansıtıyor. Bu nedenle, antikacılık sadece ticari bir faaliyet değil, aynı zamanda bir tarih ve kültür mirasını yaşatma çabasıdır.