Akıncı, toprakların insanlık tarihi boyunca medeniyetlerin gelişiminde önemli bir rol oynadığını ifade etti. Gıda güvenliği ile ekonomik kalkınmanın sağlıklı ve verimli topraklara bağlı olduğunu söyleyen Akıncı, bu durumun tarımsal üretim ve doğal dengenin sürdürülmesi açısından da büyük öneme sahip olduğunu belirtti.
Toprağın korunmasının, gelecek nesillere karşı ortak bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Akıncı, "Toprak; geçmişten gelen emeğin, bugünün üretiminin ve yarının bereketinin taşıyıcısıdır. Toprak, insan yaşamının temel ihtiyaçlarını karşılamak için vazgeçilmez bir kaynaktır. Bu nedenle, toprağı korumak sadece tarımı değil, hayatın kendisini korumaktır." dedi.
Ayrıca, dünya genelinde iklim değişikliği, kuraklık ve plansız arazi kullanımı gibi nedenlerin tarım toprakları üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Akıncı, bu durumun gıda arz güvenliği açısından riskler yarattığını dile getirdi. Sürdürülebilir üretim anlayışının, doğal kaynakların bilinçli kullanımıyla mümkün olduğunu ifade etti.
Akıncı, "Verimli tarım arazilerimizin korunması, toprağın doğru işlenmesi ve geleceğe sağlıklı bir şekilde aktarılması büyük önem taşımaktadır. Toprak, kendisini yenilemesi uzun yıllar alan stratejik bir değerdir. Bu değerin korunması için herkesin sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerekmektedir." şeklinde konuştu.
Gaziantep’in tarım ve gıda sanayi üretim potansiyeliyle Türkiye ekonomisine katkı sunduğunu belirten Akıncı, toprak koruma konusunun sürdürülebilirlik açısından hayati bir öneme sahip olduğunu kaydetti.
Akıncı açıklamasını, "Toprağın kıymetini bilen toplumlar geleceğini güvence altına alır. Daha yaşanabilir bir dünya ve güçlü bir tarım sektörü için toprağımıza sahip çıkmalı, onu korumayı ortak bir görev olarak görmeliyiz. Bu vesileyle Toprak Haftası’nın, toprağın korunmasına yönelik farkındalığın artmasına katkı sağlamasını temenni ediyorum." ifadeleriyle sonlandırdı.
