Trendyol Süper Lig’in 25. haftasında Beşiktaş, konuk ettiği Galatasaray’a 1-0 mağlup oldu. Maçın ardından siyah-beyazlılar ekibin ikinci başkanı Hakan Daltaban, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Daltaban, "Festival ve karnaval havasında başlayan bir günü tamamladık ama pek festival havasında bitmedi. Öncelikle uzun zamandan beri tribünlerde bizi destekleyen büyük Beşiktaş taraftarına bugünkü coşkularından dolayı çok teşekkür ederim. Uzun zamandan beri futbolda bir yapılanmanın içindeyiz. Yavaş yavaş sonuçlarını almaya başlıyoruz. Sergen Hocamızın da, başkanımızın da söylediği gibi birazcık zamana ihtiyacımız var. Dünyanın en iyi hocalarından birine sahibiz, çok inanıyoruz. Çok iyi bir kadro olma yolunda gidiyoruz. Elbette zaman zaman hocamız da formda olmayabilir, oyuncularımız da formda olmayabilir. Bunları yaşayabiliriz. Bugün onları yaşadık anlamında söylemiyorum. Bugün evet istediğimiz, arzu ettiğimiz futbolu oynayamadık. Eksiklerimizin ne olduğunu biliyoruz. Bunları giderme yolunda büyük çaba sarf ediyoruz. Başkanımız, yönetim kurulumuz, değerli yönetim kurulumuz, futbol komitemiz bu konuda yoğun çalışmalar içindeler. Bu eksiklerimizi gidereceğiz. Futbol tarafında Beşiktaş camiamızı ilgilendiren konularda onlar zaten neler yaptığımızı biliyorlar" diye konuştu.
"Milyonların yüreğini bugün burada hisseden bir camiayı yönetiyoruz"
Futbol oynamak için sahaya çıktıklarını aktaran Daltaban, "Çok üzülerek, çok utanarak, çok sıkılarak bu konuşmaları yapmak zorundayız. ’Yöneticiler maçtan sonra konuşsun, konuşmasın" diyorlar. O kadar uzun boylu değil arkadaşlar. Burası koskoca bir Beşiktaş camiası. Beşiktaş sadece bir futbol kulübü, spor kulübü falan değil, Beşiktaş koca bir camia. Milyonların yüreğini bugün burada hisseden bir camiayı yönetiyoruz. Bu işler o kadar basit değil. Bize futbolda oynamak isteyenin oynatılacağı öğretildi. Oynatmamaya çalışanlara avantaj verilmeyen, oynamak isteyene yol açılan, oynamak isteyenin önünün kesilemeyeceği öğretildi. Bugün biraz bunu göremedik. Futbolun içinde bunlar var. Yerde yatan arkadaşları görmemek, yandan müdahaleleri görmemek" şeklinde konuştu.
"Arkadan gelecek genç hakemlerin önünü açın"
Derbi öncesi kamuoyunda sadece iki hakem isminin geçmesine değinen Hakan Daltaban, "Bir haftadan beri bütün camiada, bütün futbol kamuoyunda Beşiktaş-Galatasaray maçını yönetecek üçüncü hakemi bulamadık. Bakın iki hakem üstünde gittik, geldik, gittik, geldik. Bir üçüncü hakemin ismi çıkmadı. Öncelikle iğneyi kendimize, çuvaldızı başkasına batıralım. Evet, genç hakemleri destekliyoruz ama arkadan gelecek genç hakemlerin de önünü açın. Onları yetiştirin. Futbol o kadar zor bir oyun değil. Çok basit matematiği olan, çok basit ilkeleri olan, çok basit kuralları olan bir oyun. Hakem hiçbir zaman başrol değildir. Futbol kulüplerinin performansları, mücadeleleri, tribünleri, camialarının güçleri, ruhları vesairesi futbolun ana unsurudur. Ama biz çok uzun zamandan beri futbolun yan taraflarını konuşuyoruz. Ben bugün burada niye konuştuğumu bile bilmiyorum" ifadelerini kullandı.
"Birilerinin amacı ortalığı karıştırmaksa Beşiktaş camiası son derece sağduyuludur"
Futbol camiasının sağduyulu bir şekilde yönetilmesi gerekliliğine vurgu yapan Hakan Daltaban, "Sahada maçı yöneten hakem ve sonra da herkesin çok uzun zamandan beri konuştuğu bir VAR olayı var. Sahadaki hakem arkadaşımızı ben açıkçası anlayamadım. Pozisyonlara baktığımızda takdir hakları kısmına hiç girmiyorum. Takdir haklarını bizden yana kullandı, kullanmadı. Bunu konuştuğumda bizim kaybettiğimiz maça bahane falan değil. Kimse bunu böyle algılamasın. Türk futbol kamuoyu ve Türk futbolunun adaleti adına konuşuyorum. Futbolda biz çok uzun zamandan beri şiddet, terör gibi şeyleri konuşuyoruz. Görüyorsunuz kartellerin olduğu yerlerde, devletin olmadığı yerlerde terör var. Beşiktaş camiası bu oyuna gelmez. Birilerinin amacı ortalığı karıştırmaksa Beşiktaş camiası son derece sağduyuludur. 123 yıllık bir çınardan bahsediyoruz. Bugün milyonları yüreği burada attı. 40 bin taraftarımız 2 bin liralarını, 5 bin liralarını, 10 bin liralarını biriktirerek bu yoklukta bu karnaval havasına geldi. Kimsenin bu insanların emekleriyle oynamaya hakkı falan yok" açıklamalarında bulundu.
"Hakem adına utandım"
Galatasaray’ın golcü oyuncusu Victor Osimhen’in oyundan ihraç edilmesi gerektiğini dile getiren Hakan Daltaban, "Biz bu camianın içinden geldik. Açık tribüne gelmek için, kapalıya girmek için, neler çekildiğini çok iyi biliriz. Bunları çok duyduk. Gözünün içine kar tanesi kaçanları, duymadım diyenleri çok gördük. Biz buralara alışkınız. Bugün de bunlardan birini gördük. Biliyorsunuz futbol takım kaptanlarının ayrıcalıkları vardır. Diğer oyuncular daha rahat sarı kart görür ama kaptanın biraz daha inisiyatifi vardır. Takım adına konuşma yetkisi vardır. Kaptanımızın protestosuna sarı kart gösterdi. Son derece doğru bir karardı. Alkışlama karşılığında yapmış olduğu hareket doğruydu, doğru bir sarı karttı. Arkadaşlar utanç verici bir şey var, buna ben utandım, hakem adına utandım. İlk sarı kartı olan, ikinci sarı kartı görmeyen Osimhen’i pozisyonundan sonra topa vurması. Refleks vardır, duymadım dersiniz. Kandırmaya yönelik hareket vardır. İyi izleyin arkadaşlar, duymadım demedi. Hakeme ısrarla ’Vurdum ama seni takmıyorum, karar doğru değil’ dedi. Hakem arkasını döndü. Hakem bunu görmemeye çalıştı. Alın görüntüleri seyredin. Sahadaki hakem görmemeye çalıştı. Ben hakem adına utandım. Sahadaki otoriteyi reddeden, ikinci kartı görme korkusu bile yaşamayan... Artık o kadar ki iş fütursuz olmuş. ’Aman ikinci kartı görürüm, vurdum ama yanlış yaptım’ ruh haline bile girmeyen bir arkadaş vardı. Sahadaki hakemi daha fazla konuşmayacağım" dedi.
"Maçın 20. dakikası kırmızı kart gösterilemeyen arkadaş asist yaptı"
İkinci Başkan Hakan Daltaban, konuşmasına şu şekilde devam etti:
"Sahadaki arkadaş gördüm der, görmedim der. Biraz da adrenalin oluyor, koşuyor. Şimdi hayatımıza yapay zeka girdi. Biliyorsunuz yapay zekalarla insanlar birbiriyle yarışıyor, savaşıyor. VAR denilen bir kavram var. Teknoloji var. 18 yaşından küçük gençlere sesleniyorum: Yarın coğrafya sınavı var. Defter, kitap açık. Türkiye’nin yüzölçümünü soruyorlar. Kitapta yazıyor. Cevabını yazıyorsunuz. Bu arkadaşlar ekranda 3-4 dakika oyunu durduklarında ’Niye dört dakika durdurdun’ diyen var mı? Aleni pozisyon, gördüğün pozisyon, geri alıyorsun, ileri alıyorsun, hızlı oynatıyorsun, yavaş oynatıyorsun. Bunu görmemeyi bize kimse anlatamaz.
Arkadaşlar, ben bu camianın ikinci başkanıyım. Beni bu maça, VAR hakemi olarak atasalar ve karşı takıma bu kırmızı kart pozisyonu olsa ben utanır o pozisyonu veririm. Taraflı olmama rağmen ben utanırım. Yüzüm kızarır. ’Bu kadarını da yapamam’ derim ve o kırmızı kartı veririm. Maçın 20. dakikası kırmızı kart gösterilemeyen arkadaş asist yaptı. VAR denilen olguda hakem olmaya da gerek yok. Futbolun kuralları çok basit. Şimdi camiadan yoğun bir tepki var. Ofsayt doğru mu çizildi, yanlış mı çizildi? Bilemem ki adalet yok. Siz inanıyor musunuz? VAR çizgisinin doğru çizilip çizilmediği konusunda bu da yapılmaz diyebiliyor musunuz?
19 Mayıs için bir teklifim var. Bu tarz özel günlerde koltuklara sembolik olarak çocuklar gelir oturur. 19 Mayıs’ta o hafta spor akademisinden çocukları getirin. Bundan daha iyi VAR hakemliği yapmazsa ben namerdim. Göreceksin, geri alacaksın, bakacaksın, vereceksin. Rakibin 8 kişi bitirmesi gereken bir maçın sonunda bir camianın ikinci başkanını çıkarıp kükretiyorsunuz. Beşiktaş camiası büyük bir camiadır. Şu anda 20 milyonun ruhu burada atıyor. Bu veballeri ödeyemezsiniz. Şu anda asker nöbetini tutan, hasta yatağından kalkan, cenazesi olan, duyguları olan herkes bu maçı takip ediyor. Bu insanların duygularıyla oynayamazsınız, ayıp. Futbolu güzelleştirelim diye elimizden geleni yapıyoruz. Takımı gençleştiriyoruz. Takım içinde ruhsuzlukları kaldırmaya çalışıyoruz. Mücadele ruhunu veriyoruz, forma aşkını veriyoruz. Taraftarımıza coşku veriyoruz. Festival yapıyoruz, karnaval yapıyoruz. Arkadaşlar ben niye burada konuşuyorum?
Futbolun ana enstrümanı hakem falan değil. Kimse ön plana çıkmaya falan çalışmasın. Çok basit bir iş yapıyorsunuz. İşinizi doğru yapın, bu kadar basit. Kimse sizden başka bir şey istemiyor. ’Bizi kayırın, bizi kollayın’ diyen var mı? Bugüne kadar bizden böyle bir şey duydunuz mu? Maçı yönetecek hakemleri konuşurken bile ben açıkçası çok takip etmiyorum. Benim öyle gündemim yok. Üçüncü hakemi bulamadık arkadaşlar. Biz önümüzdeki sene neyle çıkacağız? Sağ olsun iyi niyetlerinden şüphe etmediğimiz federasyon başkanımız var. Hakem hata yapabilir, adrenalin yükselir, nabzı düşer, görmez, göremez. Ben bugünkü hakemin öyle olduğunu düşünmüyorum. Görmemeye çalışmakla görmemeyi ayırabilecek kadar zekaya sahibiz. Biz ortamlarda, raconlarda görmezden gelmelerin ne olduğunu iyi biliriz. Biz bunu çok net ayırırız. Bugün görmemeye çalışmayı gördük. Söyleyecek çok fazla bir lafımız yok ama VAR oyuncağa döndü. Kaldırın, bu olacak şey değil. Aranızda kırmızı kart pozisyonunu şu nedenden dolayı görmedim diyebilecek biriniz var mı? 19 Mayıs teklifimi dile getiriyorum. Lütfen çocukları bir gün oraya oturtun, utanacaksınız."
