Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde, geleneksel dokuma sanatını yaşatmak amacıyla Halk Eğitimi Merkezi bünyesinde düzenlenen kurslar, kadınların hem yaratıcılıklarını ortaya koymasına hem de aile ekonomilerine katkı sağlamasına olanak tanıyor. Yüksekova’nın yüksekliklerinden Haziran ve Temmuz aylarında toplanan koyun yünleri, özellikle hazırlık aşamasında büyük bir özen gerektiriyor. Öncelikle yıkanarak temizlenen yünler, dev kazanlarda kaynatılarak geleneksel yöntemlerle renklendiriliyor. Doğal kök boyalarla hazırlanan iplikler, usta öğreticiler ve kursiyerlerin becerileriyle tezgahlarda hayata geçiriliyor.
Manevi Değerin Aktarılması
Yüksekova Halk Eğitimi Merkezi’nde 13 yıldır usta öğreticilik yapan Arife Gemicioğlu, bölgenin dokuma kültürünün derin bir geçmişe sahip olduğunu ifade etti. Gemicioğlu, geçmişte bu ürünlerin o kadar değerli olduğunu belirterek, "Büyüklerimiz bu halıları bir mücevher gibi görür, evin en güzel köşesinde duvara asarlardı. Biz de bugün bu kıymetli geleneği yaşatıyoruz. Amacımız sadece dokuma yapmak değil; bu manevi mirası modernize ederek gelecek nesillere ve modern evlere taşımak" şeklinde konuştu.
Büyük Şehirlerden Gelen İlgi
Kurslarda yalnızca geleneksel halılar değil, aynı zamanda güncel ihtiyaçlara uygun çanta, kemer, yastık kılıfı ve duvar aksesuarları da üretiliyor. Yüksekova’ya özgü motiflerle süslenen bu ürünler, başta İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerden yoğun ilgi görüyor. Kursiyerler, bir yandan unutulmaya yüz tutmuş kültürel motifleri gün yüzüne çıkarırken, diğer yandan el emeği ürünlerinin satışıyla ekonomik bağımsızlıklarını kazanma fırsatı buluyor. Kadınlar, Yüksekova’nın zorlu iklimine rağmen, sanatı ekonomik bir değere dönüştürerek sosyal bir ortamda üretim yapmanın motivasyonunu yaşıyorlar.