Joris Voorhoeve, 1995'te Srebrenitsa'da yaşanan soykırım olaylarıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Bosna Hersek'teki savaş sırasında, Birleşmiş Milletler tarafından güvenli bölge ilan edilen Srebrenitsa'da silahsızlandırılan Bosnalı Müslümanların korunması amacıyla Hollanda'nın barış gücü taburunun güçlendirilmesi için birçok kez girişimde bulunduğunu aktardı. Ancak, bu çabalarının sadece kendi ülkesi tarafından değil, diğer ülkeler, AB ve BM Güvenlik Konseyi tarafından da engellendiğini vurguladı.
Eski bakan, Srebrenitsa'daki soykırımın sorumluluğunun bir kısmının kendisine ait olduğunu kabul ettiğini belirtti. Bugün 80 yaşında olan Voorhoeve, yaşanan olayları düşünmeden bir gün bile geçmediğini ifade etti. "Eğer NATO uçakları, olaydan birkaç gün önce harekete geçmiş olsaydı, belki de bu korkunç sonuç değişebilirdi" dedi.
Eski Savunma Bakanı, Srebrenitsa'nın düşmesinin gereksiz olduğunu, asıl suçlunun emri veren Ratko Mladiç olduğunu belirtirken, Srebrenitsa'nın kurtarılması için gerekli çabaların gösterilmediğini de dile getirdi. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler'in de bu sorumlulukta pay sahibi olduğunu belirtti. "Bu yerleşim bölgesini kurtarma görevini üstlendim fakat başarısız oldum" dedi.
Voorhoeve, 1994'te göreve geldiğinden itibaren "Dutchbat" olarak bilinen Hollanda taburunu güçlendirmek için çaba sarf ettiğini, ancak ordunun komuta kademesinin sığınan Boşnakları korumak yerine bir tür tarafsızlık anlayışını sürdürmeye çalıştıklarını düşündüğünü belirtti. Barış misyonunun yetersiz donatıldığını ifade eden Voorhoeve, NATO üyesi ülkelerin savunma bakanlarına, "Bize kim katılacak? Srebrenitsa'da bize kim yardım edecek?" diye sorduğunu aktardı.
Birçok ülkenin bölgedeki büyük devletlerin varlığının daha güçlü bir caydırıcılık sağlayacağını düşündüğünü vurgulayan Voorhoeve, "Kimse gelmek istemedi" dedi. Ayrıca, Münih Güvenlik Konferansı'nda Bosna Hersek'in doğusundaki güvenli bölgelerin güvenliğinin garanti edilemeyeceği uyarısında bulunduğunu söyledi. Bu uyarılarının dikkate alınmaması üzerine bir makale kaleme aldığını, ancak bu yazının yayımlanmadığını belirtti.
Voorhoeve, hafif silahlarla donatılmış askerler için ağır silah talep etmemiş olmasını da bir ihmal olarak değerlendirdi. Sırp komutan Ratko Mladiç'in Srebrenitsa'ya saldırı başlatmasından sonra, Hollanda'nın Lahey'de kalmak yerine Hırvatistan'ın Zagreb kentine giderek BM kuvvetlerinin Fransız komutanı General Bernard Janvier ile görüşmemiş olmasından pişmanlık duyduğunu ifade etti.
Eski bakan, Srebrenitsa'nın düşmesinin ardından istifa etmeyi düşündüğünü, ancak dönemin Hollanda Başbakanı Wim Kok'un bunu yapmamasını istediğini aktardı. Kok'un, "Böyle bir istifa, bu trajediye Hollanda'nın başarısızlığının neden olduğu yönünde yanlış bir izlenim oluşturur" dediğini belirtti. Srebrenitsa'da, 8 binden fazla Müslüman, Sırp güçlerine teslim edilmişti.
Birleşmiş Milletler koruması altındaki Srebrenitsa, 11 Temmuz 1995 tarihinde düştüğünde, Sırp güçleri burada yaşayan Boşnak Müslümanları sistematik olarak katletmişti. Bu süre zarfında, Hollanda'nın komutası altındaki güçlerin, 11 Temmuz 1995'te 8 binden fazla Müslümanı teslim ederek, onları bile bile ölüme göndermekle suçlandığı ifade ediliyor. Hollanda ise, bu iddiaları reddederek, Sırp güçlerinin saldırısını durdurma konusunda çaresiz kaldıklarını belirtti.