Iğdır'da Bulunan 56 Yıllık Şehit Mezarı Tokat'a Nakledildi

Iğdır’da 1965 yılında şehit düşen Onbaşı Duran Öztürk’ün naaşı, ailesinin talebiyle memleketi Tokat’a götürüldü. Şehidin mezarı, yıllar sonra yeniden düzenlenerek taşındı.

Iğdır'da Bulunan 56 Yıllık Şehit Mezarı Tokat'a Nakledildi
Iğdır’da 1965 yılında şehit düşen Onbaşı Duran Öztürk’ün naaşı, ailesinin talebiyle memleketi Tokat’a götürüldü. Şehidin mezarı, yıllar sonra yeniden düzenlenerek taşındı.

Onbaşı Duran Öztürk, 1965 yılında Iğdır’da görevdeyken meydana gelen bir fırtına sırasında yemekhanede borunun başına düşmesi sonucu şehit oldu. Cenazesi maddi imkansızlıklar nedeniyle memleketine götürülemeyen Öztürk, Iğdır’daki kimsesizler mezarlığına defnedildi. Yıllar boyunca mezarını ziyaret eden bir kişi sayesinde unutulmayan bu yer, zamanla kaybolmaya yüz tuttu. Mezarın bir şehide ait olduğu, isimsiz ziyaretçinin anlatımları ve askeri kaynakların doğrulamasıyla anlaşılabildi.

Mermer atölyesi sahibi Gökhan İpek, durumu öğrenerek mezarı yeniden yaptırmak için harekete geçti. Mezarı yeniden inşa ettirip başucuna Türk bayrağı dikti ve her hafta ziyaret etmeye başladı. 2021 yılında bu durumu, şehidin oğlu ile aynı isim ve soyadına sahip gazeteci Halit Öztürk aracılığıyla kamuoyuna duyurdu. Tokat’ta yaşayan Halit Öztürk (62), mezara sahip çıkan İpek’e ulaşarak teşekkür etti. Henüz bir yaşındayken babasını kaybeden Öztürk, yıllar sonra Iğdır’a gelerek babasının mezarını ilk kez ziyaret etti. Öztürk, "Ailem o dönemdeki maddi imkansızlıklar nedeniyle babamın cenazesini Tokat’a getirememiş. Mezarı Iğdır’da olduğunu biliyorduk ancak yerini tespit edememiştik," dedi.

Ailenin talebi üzerine, şehidin naaşının memleketine nakledilmesine karar verildi. Iğdır Asri Mezarlığı’ndaki kabri açılan Şehit Duran Öztürk’ün naaşı tabuta konularak kara yoluyla Tokat merkeze bağlı Yazlık köyüne gönderildi. Cenaze nakli sırasında Kurmay Albay Ümit Çetin, askerler ve polis ekipleri de hazır bulundu. Şehidin çocukları ve torunları, yıllar sonra memleketlerinde mezarı başında dua etme imkanı bulacak.

Gökhan İpek, "2016 yılında bu olayla tesadüfen karşılaştım. Asri Mezarlık’ta bir mezar yapıyordum. O sırada başka bir mezarın taşının yarısına kadar toprağa gömüldüğünü fark ettim. Taşın üzerinde sadece 'şehit' yazıyordu. Taşı çıkarıp incelediğimde, burada askeri personel olarak şehit düşen birine ait olduğunu anladım. Bunun üzerine araştırmaya başladım ve mezarı yeniden yaptırdım. O dönem bölge gazeteciliği yapan Halit Öztürk ağabeyime de durumu anlattım. İlk paylaşımlarımızda herhangi bir sonuca ulaşamadık. Alay Komutanlığı’na ve askerlik şubesine gittim, ancak burada böyle bir askerin ya da böyle bir şahsın şehit olduğuna dair net bir bilgi verilmedi. Bugün ulaşılan bilgilerin tamamı, o gün elimizde bulunan bilgilerle aynıydı. Daha sonra Halit Bey’i çağırdım. Bir haber yaptık. Halit Bey’in girişimleri sayesinde aileye ulaşıldı. Bu, aile için 56 yıllık bir özlemdi. Merhum, askerlik görevini yapmak için buraya geldiğinde oğlu bir yaşındaymış, kız kardeşi ise iki yaşındaymış. Yaklaşık üç ay önce Tokat’a giderek aileyle görüştüm. Daha önce onlar da Iğdır’a gelmiş, ailece bizi ziyaret etmişlerdi. Aslında aile, 1991 yılında da Iğdır’a gelmiş. O dönemde Iğdır Belediyesi tarafından 14 gün boyunca anons yapılmış, ancak herhangi bir sonuca ulaşılamamış. Bunun üzerine geri dönmüşler. Şehit Duran Öztürk, ilk olarak Alay Komutanlığı’nın arkasındaki mezarlığa defnedilmiş. Ancak daha sonra mezarı başka bir yere nakledildiğinde zabıt defterlerine işlenmemiş. Bu nedenle kayıtlarda kaybolmuş ve kimsesizler mezarlığına defnedilmiş. Nasip bizeymiş. 2016 yılında tesadüfen fark ettik. Mezar, adeta yolun içine karışıp kaybolmak üzereydi. Sonuçta bunların hepsi bizim değerimizdir. Şehidimizin naaşı, bulunduğu mezardan alınarak doğduğu topraklara götürüldü. Ancak ben mantıken şuna inanıyorum: Mezarı hangi yerde bulunduysa, orada mutlaka sembolik de olsa bir şehit mezarı bulunmalı. Eğer yapılmazsa, ben bizzat kendim yapmayı düşünüyorum," diye ekledi.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin