Starmer, cinsel istismar iddialarıyla bu belgelerin ülke siyasetinde yarattığı krize dikkat çekerek, "Bu ülkeyi değiştirmek için bana verilen görevi asla terk etmeyeceğim" dedi. Hakkında yapılan istifa çağrılarına karşı çıkan Starmer, İşçi Partisi hükümetinin, toplumun ihtiyaçları yerine iç mücadele yürüttüğü yönündeki eleştirilere de yanıt verdi. "Bu ülkeyi değiştirmek için bana verilen yetkiden vazgeçmeyeceğim" ifadelerini kullandı.
Başbakan, esas mücadelenin parti içi değil, diğer siyasi rakiplerle yapılması gerektiğini belirtti. Reform UK partisinin siyasetinin ülkeyi bölmeye yönelik olduğunu ifade eden Starmer, bu duruma karşı mücadele çağrısında bulundu. Ayrıca, kardeşi Nick Starmer'ı da anarak, "Yetişkin hayatını neredeyse yoksulluk içinde geçirmiş biri olarak, bu sistem onun için işe yaramadı" dedi.
Starmer’ın özel kalem müdürü Morgan McSweeney, Mandelson’ın ABD Büyükelçisi olarak atanmasındaki rolü nedeniyle istifa etti. McSweeney, bu sürecin güvenlik incelemesini yürütmediğini belirtmesine rağmen, atama önerisini üstlenmek istediğini ifade etti.
Mandelson'a ait belgelerde, Epstein ile yazışmalarında devlete ait bilgileri sızdırdığı ortaya çıktı. 2009 yılında Gordon Brown hükümeti döneminde, Epstein'e JP Morgan'ın İngiltere Maliye Bakanı'nı tehdit etmesi gerektiğini söylediği iddia ediliyor. Ayrıca, Epstein’in Mandelson’a toplamda 75 bin dolar gönderdiği belgelerde yer aldı.
İngiltere İşçi Partisi’nin önemli isimlerinden biri olan Mandelson, bu belgelerin ortaya çıkmasının ardından Lordlar Kamarası’ndan ayrılacağını duyurdu. 8 Şubat'ta ise İşçi Partisi üyeliğinden istifa etti.