İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Sanayi, Maden ve Ticaret Bakanlığı’na yaptığı ziyarette esnaf ve çarşı temsilcileriyle bir araya geldi. Bu toplantıda, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik son saldırılarının ekonomik etkileri, enflasyonla mücadele ve fiyat artışlarının kontrol altına alınması konuları ele alındı. Ayrıca stokçuluğun önlenmesine yönelik alınacak tedbirler de tartışıldı. Esnaf temsilcileri ve piyasa aktörlerinin fikirlerini dinleyen Pezeşkiyan, hükümet ile esnaf ve dağıtım ağı arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. "Bu iş birliği ve dayanışma olmasaydı, savaş şartları ve ekonomik baskılar altında piyasadaki mevcut istikrar seviyesine ulaşmak mümkün olmazdı" dedi.
Pezeşkiyan, Dini Lider Mücteba Hamaney ile yaklaşık iki buçuk saat süren bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirtti. Bu görüşmenin samimi bir atmosferde geçtiğini ifade eden Pezeşkiyan, "Görüşmede benim için en dikkat çekici olan unsur, Devrim Lideri’nin yaklaşımı, bakış açısı ve mütevazı tavrıydı. Bu tutum, görüşme ortamını güvene ve huzura dayalı bir diyaloğa dönüştürdü" şeklinde konuştu.
Ülkedeki yönetim kademelerinde birlik, güven ve dayanışmanın güçlendirilmesinin önemine de değinen Pezeşkiyan, "Ülkenin en üst makamındaki kişi ahlaki bir tutum ve halkla iç içe bir anlayış sergilediğinde, bu davranış doğal olarak ülkenin yönetim sistemine de örnek teşkil edebilir. Bu sorumluluk bilinci, halka yakın olmak ve sorunları dinlemek üzerine kuruludur. Nitekim şehit lider ve İslam Devrimi’nin büyük lideri de bu anlayışla hareket ediyordu" ifadelerini kullandı.
İslam Cumhuriyeti sisteminde yönetim makamlarının bir ayrıcalık değil, halka karşı daha ağır bir sorumluluk anlamına geldiğini vurgulayan Pezeşkiyan, "Hiçbir yetkili, bulunduğu makamı halktan uzaklaşmak ya da toplum arasında ayrım oluşturmak için bir araç olarak görmemelidir" dedi.
Pezeşkiyan, Hamaney’in de görüşmede sadelik, tevazu ve karşılıklı saygıya dayalı bir tutum sergilediğini belirterek, bu durumun görüşme ortamını doğrudan bir diyaloğa dönüştürdüğünü ifade etti. Pezeşkiyan, hükümetin bu yaklaşımı halk ve meslek örgütleri alanına yaymaya hazır olduğunu vurguladı. "Hükümet, sorumluluk bilinci, verimlilik ve hesap verebilirlik ilkelerinin esas alınması şartıyla, yürütme ve yönetim yetkilerinin bir bölümünü esnaf birlikleri, sivil oluşumlar ve halk temelli yapılara devretmeye hazırdır" dedi.
Etkin yönetimin yalnızca yetki vermekle değil, aynı zamanda sorumluluk üstlenmek ve hesap verebilir olmakla mümkün olduğunu ifade eden Pezeşkiyan, "Nerede yetki verilirse, orada taahhütlere bağlı kalma ve hedefleri gerçekleştirme imkanı da oluşacaktır" diye ekledi.
Pezeşkiyan, "birlik", "hoşgörü" ve "farklı görüşlere tahammülün" ülkenin krizlerden çıkabilmesi için temel gereklilikler olduğunu belirtti. "En küçük görüş ayrılığı ya da farklı düşünce nedeniyle toplumda çatışma ve ikilik ortamı oluşturulmamalıdır. Çünkü görüş farklılıkları ailelerin içinde bile doğal bir durumdur. İnsanları kolayca yolsuzluk, ihanet ya da casuslukla suçlamamak ve toplumun farklı kesimleri arasında yapay ayrımlar oluşturmamak gerekir. Bugün ülkenin savunulması için sahada bulunan bazı kişiler, geçmişte çeşitli kısıtlamalarla karşılaşmış olsalar da tüm varlıklarıyla İran’ı savunuyorlar" dedi.
Pezeşkiyan, İran halkı ile "ulusal kimliğini pazarlık konusu yapan" kişileri birbirinden ayırarak, "Hiçbir gerçek ve vatansever İranlı, ülkesinin aşağılanmasını istemez. Hiçbir vicdan sahibi insan da çocukların ve masum insanların öldürülmesi karşısında sessiz kalamaz" ifadelerini kullandı.
