İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, katıldığı bir programda ABD-İran arasındaki müzakere süreci ve mutabakat zaptına dair önemli açıklamalarda bulundu. Bekayi, İran tarafından yapılan mutabakat zaptının askıya alındığına yönelik iddiaların ardından, İran'ın bu süreçte taahhütleri ihlal eden ilk taraf olmadığını belirtti. ABD’yi, mutabakat zaptının imzalandığı ilk günlerden itibaren anlaşmayı ihlal etmekle suçladı.
Bir soru üzerine Bekayi, "Üstlendiğimiz taahhütlerden hiçbirinin ihlalini biz başlatmadık. Bu, 2018 yılında ABD tarafından ihlal edilen ve İran’ın hiçbir zaman feshetmediği Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA) için de geçerli, şimdi söz konusu mutabakat zaptı için de geçerli. Bu mutabakat zaptını fiilen daha ilk günden ihlal eden taraf ABD oldu" ifadelerini kullandı.
Bekayi, ABD’nin yükümlülüklerini ihlal etmesi nedeniyle İran’ın kendi yükümlülüklerini yerine getiremeyeceğini ifade etti. "Bu karşılıklıdır. Hiçbir ülkenin ya da bir kişinin, yükümlülüklerini tek taraflı olarak yerine getirmesi beklenemez" diyerek, ABD'nin ihlalleri devam ettiği sürece İran’ın da taahhütlerini yerine getiremeyeceğini belirtti.
Mutabakat zaptının Tahran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki uluslararası deniz taşımacılığına yönelik sorumluluklarını ele alan 5. maddesi hakkında açıklamalarda bulunan Bekayi, "Metne bakıldığında konu son derece açık ve şeffaf bir şekilde ifade edilmiştir" dedi. Bekayi, İran’ın Umman ile istişare halinde bu su yolunun yönetimi için gerekli mekanizmaları geliştireceğini ve bu kapsamda diğer ülkelerle de görüşmeler gerçekleştireceğini belirtti.
Bekayi, "Mutabakat zaptı kapsamında, gemi trafiğinin normale dönmesini sağlamak amacıyla 30 günlük bir süre öngörülmüştü. Ancak mutabakat zaptının imzalanmasından sonra ABD, İran’a karşı askeri saldırı başlattı. Böylece, gemilerin güvenli geçişinin sağlanması için öngörülen süre tamamlanamadı" dedi.
5. maddeye ilişkin olarak Bekayi, "ABD’nin Hürmüz Boğazı üzerinden bağımsız bir paralel güzergah oluşturmasına izin verecek hiçbir hüküm bulunmuyor. ABD’nin yaptığı şey, yükümlülüklerini ihlal etmekti" şeklinde konuştu.
ABD-İran arasındaki çatışmaların sonlandırılmasında Tahran’ın Lübnan’a yönelik İsrail saldırılarının ön şart koşmasına rağmen ABD-İsrail-Lübnan arasında ayrı bir anlaşmanın yürütülmesine ilişkin değerlendirmesi sorulan Bekayi, "Bu, karşı tarafın dürüst olmayan tutumuna bir başka örnek" dedi.
Bekayi, "Mutabakat zaptının ilk maddesinde Lübnan’dan bahsetmekte ısrar etmemizin sebebi, çatışmaların birbiriyle bağlantılı olduğunu düşünmemizdi" ifadesini kullandı. Ayrıca Lübnan’daki savaşın sona erdirilmesinin mutabakat zaptının bir parçası olmasında ısrar ettiklerini vurguladı.
Bekayi, "Son 10 günlük süreçte, mutabakat zaptının neredeyse her bir bölümü ABD tarafından ihlal edilmiştir" diyerek, ABD hükümeti içindeki görüş ayrılıklarının bu duruma yol açtığını belirtti. "Ancak sonuç olarak önemli olan, ABD hükümetinin bu anlaşma kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmemiş olmasıdır" dedi.
Bekayi, ABD Başkanı Donald Trump’ın mutabakat zaptını imzaladıktan sonra, çeşitli gruplardan yoğun baskı gördüğüne dair iddialara da değindi. Bu durumun, ABD’nin artık tutarlı bir yönetim sistemine sahip olduğunu iddia edemeyeceği mesajını verdiğini belirtti. "Farklı güç ve çıkar odaklarının karar alma süreçlerinde etkili olması, çeşitli konularda çelişkili mesajlar verilmesine yol açmış olabilir" dedi.
Son olarak, Bekayi, "İsrail’in yıllardır savaş ve istikrarsızlık içinde kalan bölgesel durumun kaynağı olduğunu" vurgulayarak, "Bölgedeki barış istendiğinde, bu savaşların kaynağının kontrol altına alınması gerektiğini" sözlerine ekledi.