İsrail’in Gazze Şeridi’ne gitmek üzere hareket eden Küresel Sumud Filosu’na yönelik müdahalesi, uluslararası sularda büyük yankı uyandırdı. 30 Nisan'da Yunanistan’ın Girit Adası açıklarında gerçekleştirilen bu müdahale sonucunda, 22 gemide bulunan 175 aktivist serbest bırakılırken, filonun iki yöneticisi hala gözaltında tutuluyor. Gözaltındaki aktivistler Seyf Ebu Keshkek ve Thiago Avila’nın, terör örgütü ile bağlantılı oldukları iddiasıyla gözaltı süreleri 10 Mayıs’a kadar uzatıldı. Hakim Yaniv Ben-Haroush, yapılan duruşmada "makul şüphe bulunduğuna kanaat getirdiğini" belirterek tutukluluğun devamına karar verdi. Bu kararın ardından, İspanyol vatandaşı Ebu Keshkek ile Brezilyalı Avila, 10 Mayıs’a kadar gözaltında kalacaklar.
İnsan hakları örgütü Adalah’ın avukatları, duruşmada iki aktivistin tutukluluğu için yeterli hukuki gerekçe olmadığını savundu. Avukatlar, henüz resmi bir suçlama yapılmadığını ve gözaltının sadece sorgulama amacıyla sürdürüldüğünü ifade etti. Adalah, mahkeme kararına itiraz edeceğini ve aktivistlerin derhal serbest bırakılmasını talep edeceğini duyurdu.
İspanya'nın Tepkisi
İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, aktivistlere yönelik İsrail suçlamalarını destekleyecek herhangi bir kanıt bulunmadığını belirtti. Albares, İspanyol devlet televizyonu RTVE’ye yaptığı açıklamada, "İsrail makamlarının iddialarını destekleyecek hiçbir kanıt ya da bağlantı yok" şeklinde konuştu.
Bakan Albares, İspanya ve Brezilya’nın, gözaltılarla ilgili ortak bir yanıt üzerinde koordinasyon sağladığını belirterek, her iki ülkenin de vatandaşlarını "terk etmeyeceği" mesajını verdi. Gözaltıları "tamamen yasa dışı" olarak nitelendiren Albares, "Uluslararası sularda bir gemiye baskın düzenlenemez. Kendini demokratik olarak tanımlayan bir devletin bu şekilde davranmaması gerekir" ifadelerini kullandı.
