İstanbul Kadıköy'e bağlı İçerenköy'de 4 Ocak 2001 tarihinde, 12 yaşındaki Hande Çinkitaş, evinde işkence ile katledilmiş olarak bulundu. Anne Handan Yılmazer, eski eşinin evinde kızının ölü bulunmasının ardından hukuk mücadelesi başlattı. Uzun yıllar süren dava sürecinde baba Nezih Çinkitaş ve üvey anne Şehnaz Çinkitaş, yerel mahkemenin aldığı 'delillerin yetersizliği kararı' gereği ceza almadı. Olaydan tam 19 yıl sonra, 2020 yılında Adli Tıp Kurumu (ATK) mahkemeye bir rapor gönderdi. Raporun ardından İstanbul Anadolu Adliyesi tarafından yeniden gündeme getirilen davada cinayetin aydınlanmasına yönelik çalışmalar başlatıldı. İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü Aranan Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, cinayetin bir numaralı şüphelisi baba Nezih Çinkitaş'ı (65), yaptığı operasyonda Göztepe'deki ikametinde yakalayarak gözaltına aldı ve işlemleri için Asayiş Şube Müdürlüğü'ne getirdi. Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin de tahkikata dahil olmasıyla çalışmalar hızlandırıldı.
Babanın ifadesi alındı, 20'den fazla tanık dinlendi. İşlemleri için Asayiş Şube Müdürlüğü'ne getirilen baba Nezih Çinkitaş, suçlamaları reddetti. Ayrıca, Çinkitaş'ın olayın yaşandığı tarihten bu yana emniyete verdiği ifadelerde birbirinden çelişkili beyanlarda bulunduğu da öğrenildi. Çinkitaş'ın son ifadesi 7 saat sürdü ve burada 14 sayfalık ifadesi alındı. Baba Çinkitaş ifadesinde suçlamaları tümüyle reddetti. Durum üzerine, aralarında Çinkitaş'ın yakın akrabaları ve komşularının olduğu 20'den fazla tanığın ifadesine başvuruldu. Tüm tanıkların Çinkitaş'ın aleyhinde beyanlar verdiği ve Çinkitaş'ın psikolojik problemlerinin olduğunu söylediği de öğrenildi.
Baba Nezih Çinkitaş, ifadesinde "Odasının ışığını açtığımda boğazı kesilmişti" demiştir. Baba Çinkitaş, Asayiş Şube Müdürlüğü'nde saatler süren ifadesinde, "4 Ocak 2001'de dışarıdan eve geldiğimde, dairemizin kapısı hafif aralıklıydı. İlk başta eve hırsız girdiğini düşündüm. Kapıya dayandım ve elimdeki boş bidon ve iki ekmeği kapının dış tarafına bıraktım. Eşim ya da Hande belki evdedir diye onlara sesledim. Ses gelmeyince kapıdan içeri girdim. Evdeki ayakkabılığın yere dağılmış ve devrilmiş halde olduğunu görünce hırsız var sandım. Eve girişteki ara koridorda lamba olmadığı için karanlıkta bir süre yürüdüm. Ayağımla sert bir cisme bastığımı fark ettim fakat karanlıkta ilk başta anlamadım. Sonrasında cismi elime aldığımda bir bıçağın sapı olduğunu anladım. Sonra karanlık kısımdan çıkıp Hande'nin odasının bulunduğu kısma doğru yürüdüm. Odaya iyice girdiğimde Hande'nin yerde sırt üstü yattığını gördüm, yanağını okşadım, kalk kızım yerine yat diyip kucağıma aldım. Odasının ışığını açtığımda ise halının üstünde çok miktarda kan ve Hande'nin boğazının kesilmiş olduğunu gördüm, korktum. Sonrasına eşimi ve doktoru aradım" dediği öğrenildi.
Gelişen teknoloji, 25 yıllık cinayeti zaman aşımına kısa süre kala aydınlattı. Babanın ifadesinin alınmasının ardından Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen çalışmalarda; olayın gerçekleştiği Kadıköy İçerenköy'deki eve ait olan 3 çuval dolusu adli emanet, tekrardan incelemeye alındı. Gelişmiş teknolojik imkanlarla bıçak üzerinde yapılan DNA incelemesinde, bıçağın keskin ucunda Nezih Çinkitaş'ın yoğun olarak DNA profili tespit edildi. İncelemelerde baba Çinkitaş'a ait yüksek oranda DNA eşleşmesine rastlandı.
Baba adliyeye sevk edildi, "Yargı rezaleti" dedi. 2001 yılında işlenen cinayetin delillerle aydınlatılmasının ardından Yargıtay baba Nezih Çinkitaş'ın müebbetini onadı. Asayiş Şube Müdürlüğü'ndeki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Çinkitaş, adliyeye sevk edildiği esnada basın mensuplarının sorusuna "Bu yargı rezaleti, ben bir şey yapmadım, itiraf edecek bir şey yok" dedi. Baba Nezih Çinkitaş tutuklanarak cezaevine gönderildi.
