İstanbul'un Şişli ilçesinde 24 Mart 2016 tarihinde, 90'lı yılların ünlü 'Mezdeke Dans Üçlüsü' üyesi Aynur Kanbur, evinin önünde silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybetmişti. Olay sonrası yapılan incelemelerde elde edilen boş kovanların, cinayet silahıyla eşleşmediği belirtilmişti. Soruşturma çerçevesinde Bülent Gündüz, Fazlı K. ve Serdar K. isimli üç şüpheli gözaltına alınmıştı. Bülent Gündüz, cinayeti itiraf ederek, Aynur Kanbur'un uzaktan akrabası olduğunu ve dansözlük mesleğinin kendi aile yapısına uygun olmadığını öne sürmüştü. Olayın ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yönlendirmesiyle, Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ve olay yeri inceleme ekipleri, Narçiçeği Sokak'taki olay yerinde keşif gerçekleştirmişti.
Olay Anı ve İtiraflar
Keşif çalışması sırasında elde edilen polis kamerası görüntüleri, cinayet anını detaylı bir şekilde yansıtmakta. Görüntülerde, Bülent Gündüz'ün olayla ilgili anlatımı sırasında bazı detayları hatırlamadığı dikkat çekiyor. Gündüz, "Evine birkaç kez gitmiştim. Zilin üzerinde Aynur Kanbur yazıyordu. Diafondan 'Paketiniz var' dedim, kapıyı açtı. Eskiden görüşmüştük, beni görünce küfür etmeye başladı. Üzerime gelince silahımı çıkardım ve ateş ettim. Kaç el ateş ettiğimi hatırlamıyorum" dedi. Olay sonrası Gündüz, silahı saklayarak bir hafta sonra Emirgan'dan denize attığını da ifade etti.
Ailevi Nedenler ve Teslim Olma Düşüncesi
Cinayeti neden işlediğine dair sorulara yanıt veren Gündüz, "Ailemde böyle birinin olmaması lazımdı. O dönemde dansözlük yapıyordum. Askere gittim, döndüm ve evlendim. Çocuklarımın küçük olması beni frene bastı. Teslim olmayı düşündüm ama çocuklarım beni engelledi. O gün kapıyı çaldığımda eğer Aynur karşıma çıksaydı, döner giderdim" şeklinde konuştu.