İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi tarafından düzenlenen "10.Yılında 15 Temmuz Bilinci" paneline, üniversitenin Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Azmi Ofluoğlu, Rektör Prof. Dr. İ. Yaşar Hacısalihoğlu, Gazeteci Nedim Şener, Akademisyen-Gazeteci Bedreddin Habiboğlu ile Zeytinburnu Kaymakamı Adem Uslu ve Beyoğlu Kaymakamı Abdullah Atakan Atasoy'un yanı sıra protokol konukları, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Panelde, FETÖ ile mücadele, dini istismar, toplumsal hafızanın korunması ve genç kuşaklarda 15 Temmuz bilincinin oluşturulması konuları derinlemesine ele alındı.
Panelde konuşan Prof. Dr. Hacısalihoğlu, 15 Temmuz'un Türkiye tarihindeki önemli dönüm noktalarından biri olduğuna dikkat çekti. Bu toprakların tarih boyunca çeşitli mücadelelere sahne olduğunu vurgulayan Hacısalihoğlu, "15 Temmuz da Türkiye’yi hedef alan son büyük saldırılardan biridir. O gece başaramadılar, bundan sonra da başaramayacaklar" dedi.
FETÖ tehdidinin tamamen sona ermediğini belirten Hacısalihoğlu, "15 Temmuz’un arkasındaki terör yapılanması ve onu destekleyen küresel odaklar, örgüt elebaşısı ortadan kalkmış olsa bile varlığını sürdürmeye çalışmaktadır. Devletimiz tarafından yapılan açıklamalarda, örgütün yeni mahrem yapılanmasına yönelik eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirildiği duyuruldu. Bu durum, tehdidin sona ermediğini göstermektedir" şeklinde konuştu.
FETÖ'nün farklı yapılar üzerinden sızma stratejisine dikkat çeken Hacısalihoğlu, örgütün tek bir siyasi yapı ile tanımlanamayacağını belirtti. Hacısalihoğlu, "Bu örgüt, diğer terör örgütlerinden farklı olarak girdiği her kabın şeklini alabilen bir yapılanmadır. Hangi yapı güç kazanıyorsa onun içine sızarak kontrol sağlamaya çalışmaktadır" dedi.
15 Temmuz gecesinin hedefinin devlet yönetimini ele geçirmek olduğunu vurgulayan Hacısalihoğlu, "O gece Cumhurbaşkanımızın bulunduğu yeri tespit etmek için yoğun bir çaba içerisine girdiler. Amaçları, Cumhurbaşkanımızı katlederek ülkede bir kaos ortamı oluşturmaktı. Ancak o gecenin karanlığını aydınlığa çeviren yine bu millet oldu" ifadelerini kullandı.
Konuşmasının sonunda, 15 Temmuz’un unutmamak ve gelecek nesillere doğru bir şekilde aktarmak sorumluluğunun herkesin üzerinde olduğunu dile getirdi.
Nedim Şener ise, FETÖ’nün yalnızca örgüt üyeleriyle sınırlı görülmemesi gerektiğini belirtti. Şener, "FETÖ’nün varlığının yanı sıra, örgütün sızdığı ve kendisini farklı şekillerde gizlediği yapılar da bulunmaktadır. Devlet içerisinde hâlâ benzer hesaplar yapan yapıların var olduğunu düşünüyorum" dedi.
Son dönemde gerçekleştirilen operasyonlara da değinen Şener, "81 ilde yaklaşık 900 FETÖ şüphelisine yönelik işlem yapıldı. Bu kadar kişinin tespit edilmesi, örgütün tehdidinin hâlâ devam ettiğini göstermektedir" diye konuştu.
Toplumun FETÖ’yü hâlâ ciddi bir tehdit olarak gördüğünü ifade eden Şener, "Aradan 10 yıl geçmesine rağmen toplumun büyük bölümü FETÖ’yü hâlâ önemli bir tehdit olarak görüyor" dedi.
Panelde dini istismar konusuna da değinildi. Bedreddin Habiboğlu, FETÖ ile mücadelenin yalnızca güvenlik boyutuyla ele alınmaması gerektiğini vurguladı. Habiboğlu, "Asıl üzerinde durulması gereken konu, bir insanın aradan 10 yıl geçmesine rağmen yaptığı yanlışın farkına varamaması ve hâlâ aynı yapıya inanmaya devam etmesidir" şeklinde konuştu.
Habiboğlu, "Kur’an-ı Kerim’in bir harfi bile değiştirilmemiştir. Ancak tarih boyunca bazı kişiler, kendi konumlarını güçlendirmek amacıyla ayetleri çarpıtmıştır. FETÖ’nün en güçlü kullandığı yöntemlerden biri de budur" ifadelerini kullandı.
Son olarak, "Kur’an-ı Kerim her döneme hitap eden bir rehberdir. Ancak onu kendi düşüncenize göre yorumlamaya kalkarsanız, bu hem bireye hem de topluma zarar verir" dedi.