İstanbul'da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Etkinliği Düzenlendi

İstanbul'da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü nedeniyle düzenlenen etkinlikte, şehit aileleri ve gazilere onur verildi. Vali Gül, darbe girişiminde farklılıkları bir kenara bırakanların birlikteliğini vurguladı.

İstanbul'da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Etkinliği Düzenlendi
İstanbul'da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü nedeniyle düzenlenen etkinlikte, şehit aileleri ve gazilere onur verildi. Vali Gül, darbe girişiminde farklılıkları bir kenara bırakanların birlikteliğini vurguladı.

İstanbul Valiliği, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün 10. yıl dönümü dolayısıyla Fatih ilçesindeki Sepetçiler Kasrı'nda şehit ve gazi aileleri onuruna bir yemek etkinliği düzenledi. Programa İstanbul Valisi Davut Gül, 1. Ordu ve İstanbul Garnizon Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, Vali Yardımcıları Mehmet Sülün ve Okan Leblebicier, kaymakamlar, İl Jandarma Komutanı Korgeneral Yusuf Kenan Topcu, İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız ile Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanı Tümamiral Serkan Tezel, 15 Temmuz Derneği Başkanı İsmail Hakkı Turunç, il ve ilçe protokolü, ilgili kurumların temsilcileri ile 15 Temmuz şehit aileleri ve gaziler katıldı.

Etkinlikte konuşan Vali Gül, “10 yıl geçti üzerinden. Bunun darbe görünümlü bir işgal olduğunu anladık, bildik ve direndik. Milletimizin feraseti, sayın Cumhurbaşkanımızın dirayeti ve cesaretiyle bir zafer ilan edildi. Sokağa çıkan, şehit düşen, gazi olan, 7’den 70’e tepkisini gösteren herkes sloganımızda görüldüğü gibi kendi iradesiyle çıktı. İrade bizim, bunun neticesinde de zafer bizim oldu. Şehitlerimize tekrardan Allah’tan rahmet diliyoruz. Gazilerimize sağlık, sıhhat ve afiyet diliyoruz. O dönem içerisinde milletimizin tamamına yakını farklılıklarını bir tarafa bırakarak aslında milli iradenin yanında oldu. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne baktığımızda Meclisimiz bombalanırken içerisinde her partiden, her siyasi partiden milletvekilimizin orada direndiğini gördük. Sokakta birbirine benzemeyen, birbiri gibi düşünmeyen, birbiri gibi giyinmeyen herkesin bu darbecilere karşı durduğunu gördük” dedi.

15 Temmuz gazileri o gece yaşadıklarını anlattı. 57 yaşındaki 15 Temmuz gazisi Yaşar Parlak, "İlk etapta kendi mahallemdeki polis karakolunun önüne geçtim. Oradaki kalabalıkla beraber polis karakolunun güvenliğini sağladık. Araçları önlerine çektik. ‘Tanklar geliyor’ dediler. Sonra oradan ayrıldık, kimimiz havalimanı, kimimiz köprüye gitmek istedik. Ancak köprüye gidemeden Taksim tarafında bir sıkıntı olduğunu duyduk. Biz de geri döndük. Harbiye Orduevi, TRT Radyo’nun önüne gelinceye kadar tekbirlerle, elimizde bayrağımızla geldik. Ancak orada bir anda ışıkları yakıp, bizi bir sahnenin ortasına çektiler. Önce direkt karşıdan gelen bir kurşun bacağıma saplandı. Daha sonra orduevinden çapraz ateşle 3 tane kurşunla, toplam 5 kurşunla vuruldum" şeklinde konuştu.

15 Temmuz’da eşiyle birlikte tankın altında kalan ve eşini şehit veren, kendisi de gazi olan Vahide Şefkatlioğlu ise, "Direkt içeriye koştum, eşime ’Darbe oluyor’ dedim. Ondan sonra eşim ‘Ne darbesi?’ dedi. Ben üstümü giyindim, ’Çıkıyorum’ dedim. Tabii o gün bütün kanallara baskın yaptıkları için herhangi bir kanalda bir görüntü yoktu. Sadece alt yazı olarak geçiyorlardı. Ben normalde korkak bir insanım, cesaretli bir insan değilim ama Allah o gün içimizden bütün korkuyu aldı. Allah’ın bize vermiş olduğu iman gücüyle, lütfetmiş olduğu güçle biz dışarı çıktık. Bayrağımızın, imanımızın gücüyle. Biz olayların yeni olduğu saatlerde dışarı çıkmıştık. Darbe denildiğinde bizim kendi askerlerimizin olduğunu bilmiyordum. Bize dış ülkelerin saldırdığını, bizi işgal altına alacağını düşünüyordum. Birkaç yere gittik, oralar güvenliydi. Biz de havalimanına doğru yürüdük. Eşim bana ’Bariyerlerden geçelim’ dedi. Ben de ’Sen üstten geç, ben alttan geçerim’ dedim. Tabii o anda tank üstümüzden geçti. Ben o anda şuurumu yitirmedim, her şeyi duyuyordum. Sonra bir kardeşimiz beni aldı, hastaneye gönderdi. Uyandığımda ‘Vatan kurtuldu mu?’ demişim. Elhamdülillah vatanımız kurtulmuş. Eşimin şehitliğini 1.5 ay sonra öğrendim. Bir yıl hastanede kaldım, 2.5 ay yoğun bakımda kaldım. Bir bacağımı kaybettim. Sağ bacağımda 48 ameliyatım, 3 platinim var. Yani yarısından çoğu yok. Belki bedenlerimiz gitti, 253 şehidimiz gitti, gazi olduk ama vatanımız gitmedi" ifadelerini kullandı.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin