İstanbul'da Gerçekleşen ICCSDFAI 2026 Konferansı'nda Siber Güvenlik ve Yapay Zeka Konuları Tartışıldı

İstanbul'da düzenlenen ICCSDFAI 2026 Konferansı, siber güvenlik ve yapay zeka alanında önemli tartışmalara ev sahipliği yaptı. Konferansta, sivil toplum kuruluşlarının katkılarıyla yapay zeka çağında karşılaşılan riskler ele alındı.

İstanbul'da Gerçekleşen ICCSDFAI 2026 Konferansı'nda Siber Güvenlik ve Yapay Zeka Konuları Tartışıldı
İstanbul'da düzenlenen ICCSDFAI 2026 Konferansı, siber güvenlik ve yapay zeka alanında önemli tartışmalara ev sahipliği yaptı. Konferansta, sivil toplum kuruluşlarının katkılarıyla yapay zeka çağında karşılaşılan riskler ele alındı.

25-27 Haziran tarihleri arasında İstinye Üniversitesi Vadi Kampüsü’nde gerçekleştirilen konferansın açılış gününde ‘Sivil Toplum Kuruluşları (STK) Paneli’ yapıldı. Türkiye, Azerbaycan, Özbekistan ve Kazakistan'dan akademisyenler, kamu temsilcileri ve sektör liderlerinin katıldığı panelde, yapay zeka çağında karşılaşılan riskler ve alınabilecek önlemler tartışıldı. Ayrıca, devlet başkanları düzeyinde alınan Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) iş birliği kararlarının saha karşılığının önemine vurgu yapıldı.

Panel, dört sütunlu bir çerçeve üzerine kuruldu. İlk olarak 2025 yılında Kazakistan’daki Astana IT Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren "CyberTech" Araştırma ve İnovasyon Merkezi öncülüğünde hayata geçirilen konferansın ikincisinin genel başkanlığını İstinye Üniversitesi’nden Prof. Dr. İlhami Çolak, genel eş başkanlığını ise AITU CyberTech Merkezi’nden Prof. Dr. Leila Rzayeva üstlendi. Konferansın ilk gününde düzenlenen "Siber Güvenlik ve Yapay Zeka için Kabiliyet, Koordinasyon, İş Birliği ve İletişim İnşa Etmek" başlıklı STK paneli, Prof. Dr. Şeref Sağıroğlu’nun moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Panelde, siber güvenlik ve yapay zekanın sadece teknik bir mesele olmadığı, aynı zamanda kurumsal kabiliyet, kurumlar arası koordinasyon, çok aktörlü iş birliği ve toplumsal iletişim gerektiren bütüncül bir yönetişim alanı olduğu vurgulandı.

Panelde İstanbul Ticaret Odası’nı temsil eden Prof. Dr. Nihat Alayoğlu, kurumunun 2018 yılından bu yana yapay zeka, siber güvenlik ve dijital dönüşümü stratejik önceliklerinin merkezine yerleştirdiğini belirtti. Alayoğlu, İTO’nun SoftITO, Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM), Teknopark İstanbul ve İstanbul Ticaret Üniversitesi ile birlikte bir teknoloji ekosistemi oluşturma çabasını dile getirdi. Alayoğlu, Türkiye’deki yapay zeka şirketi sayısının 2000 yılında 5 iken 2024’te 1.195’e yükseldiğini ifade ederek, bu potansiyeli güvenli, etik ve sürdürülebilir bir zemin üzerine oturtma sorumluluğunun önemine dikkat çekti.

Alayoğlu, 800 bin üyeye yapay zekayı entegre etmenin, aynı anda 800 bin potansiyel güvenlik açığını yönetmek anlamına geldiğini vurguladı. Bu gerçeği kabul etmenin stratejilerinin temel direği olduğunu belirten Alayoğlu, üç sütunlu bir yaklaşım önerdi. Bu yaklaşımı; altyapıyla eş zamanlı güvenliğin tasarlanması, ölçeklenebilir bir farkındalık modeli ve güvenliğin yapay zeka eğitimine gömülmesi olarak açıkladı. KOBİ’ler için önerilen çözümün teknik eğitimden ziyade davranışsal eğitim, sektöre özgü örnekler ve sürekli bir farkındalık kültürü oluşturmak olduğunu ifade etti.

Koordinasyon konusunda, 800 binden fazla üyeyi kapsayan bir siber güvenlik ekosisteminin tek bir kurumun taşıyabileceği bir yük olmadığını belirten Alayoğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Siber Güvenlik Başkanlığı ve ilgili bakanlıklarla kurulan ortak çalışma gruplarına dikkat çekti. Alayoğlu, koordinasyonun kurumsal bir çatı altında yapılandırılmış, periyodik ve hesap verebilir bir ulusal mekanizmaya kavuşturulması gerektiğini vurguladı.

İletişim sütununda, "milli güvenlik" anlatısının iş dünyasında başlangıçta soyut kaldığını, tehditlerin somutlaşması için ekonomik güvenlik diline tercüme edilmesi gerektiğini söyledi. "Fırsatı önce sunmak, riski daha ikna edici kılar" diyen Alayoğlu, sivil toplum ve ticaret odalarının yalnızca görüşü alınan değil, politikayı birlikte tasarlayan aktörler olması gerektiğini savundu. Alayoğlu, Ulusal Yapay Zeka Strateji ve Eylem Planı’nı olumlu bir adım olarak değerlendirdi.

Bilgi Güvenliği Derneği Genel Sekreteri ve Labris Networks Genel Müdürü Oğuz Yılmaz, dernek olarak Türkiye’nin siber güvenlik ekosisteminin gelişimi için yaklaşık 19 yıldır çalıştıklarını belirtti. Yılmaz, Türkiye'nin siber dayanıklılık seviyesinin 10 yıl öncesine göre çok daha güçlü olduğunu ifade etti. Bununla birlikte KOBİ'lerin kırılganlığı, nitelikli insan kaynağı açığı ve kurumlar arasındaki olgunluk farklılıklarının devam ettiğini belirtti. Yılmaz, siber güvenliğin yalnızca bir bilgi işlem meselesi değil, yönetim ve yönetişim meselesi olarak ele alınmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.

Mühendislerin mesleki hak ve statülerini savunan Türk Mühendisleri Derneği temsilcileri, mühendislik eğitiminin kapasitesi ve niteliği üzerine odaklandı. Yapay zeka ve siber güvenlik alanında mühendis yetiştirmenin eğitim altyapısı üzerindeki baskısını tartışan konuşmacılar, mühendislerin hem teknolojinin üreticisi hem de teknolojik riskin hedefi konumunda olduğunu belirtti.

Konferansta, hızlı dijitalleşme ile gecikmeli gelişen siber güvenlik arasında bir denge kurulması gerekliliği üzerinde duruldu. Konferansın sonunda, Türk dünyasının siber güvenlik ve yapay zeka alanındaki ortak geleceğinin yalnızca devletlerin iradesiyle değil, akademinin, sanayinin, meslek kuruluşlarının ve sivil toplumun katkılarıyla inşa edileceği vurgulandı.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin