İstanbul'da Hukukçular Gülistan Doku Soruşturması Üzerine Açıklama Yaptı

Tunceli’de kaybolan Gülistan Doku’nun cesedi bulunamasa da, mahkeme delillerin yeterli olduğu görüşünde. Avukat Zeki Bulgan, güçlü yan delillerle hüküm kurulabileceğini belirtti.

İstanbul'da Hukukçular Gülistan Doku Soruşturması Üzerine Açıklama Yaptı
Tunceli’de kaybolan Gülistan Doku’nun cesedi bulunamasa da, mahkeme delillerin yeterli olduğu görüşünde. Avukat Zeki Bulgan, güçlü yan delillerle hüküm kurulabileceğini belirtti.

Tunceli’de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kaybolan Gülistan Doku soruşturmasında, cesedin hala bulunamamış olması yargılama sürecini nasıl etkileyeceği üzerinde tartışmalar sürerken, ceza avukatı Zeki Bulgan önemli açıklamalarda bulundu. Bulgan, mevcut yan delillerin güçlü olduğunu ifade ederek, ceset olmasa dahi mahkemenin mahkumiyet kararı verebileceğini vurguladı.

Gülistan Doku’nun kaybolmasının üzerinden 6 yıl geçmesine rağmen, soruşturma kapsamında dönemin Tunceli Valisinin oğlu Mustafa Türkay Sorel ve beraberindeki 9 kişi tutuklandı. Soruşturma devam ederken, Doku’nun cesedinin bulunmamış olmasının şüphelilerin ceza almasına engel olup olmayacağı tartışmaları gündeme geldi.

Olayın üzerinden geçen süreyi hatırlatan Avukat Bulgan, dosyada şüpheliler aleyhine çok sayıda somut veri bulunduğunu belirtti. Bulgan, "Mevcut verilere göre; kamera görüntülerinin silinmesi ve maktulenin sosyal medya kayıtlarının yok edilmesi gibi ciddi iddialar var. Bu verilerin imha edilmesi süreci ve şüpheliler arasındaki olağan dışı hareketlilik, dosyanın seyrini değiştirecek nitelikte" şeklinde konuştu.

Soruşturma dosyasında yer alan dikkat çekici bir detaya da değinen Bulgan, bir mezar yerinin değiştirildiği yönündeki iddiaların bilirkişi raporuyla desteklendiğini aktardı. Raporda, söz konusu alanda kazı işlemi yapıldığına dair verilerin bulunduğunu ifade eden Zeki Bulgan, tüm bu unsurların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Avukat Bulgan, "Gülistan Doku’nun uzun süredir hayatta olduğuna dair bir belirti göstermemesi, öldüğüne dair güçlü bir karine oluşturmaktadır. Mahkeme, maktulenin ölmüş olduğunu kabul ederek; delillerin yok edilmesi, hastane kayıtlarının silinmesi ve şüphelilerin şüpheli hareketlerini bir bütün olarak ele alacaktır. Dolayısıyla, sadece cesedin bulunamaması, başlı başına soruşturmaya, yargılamaya ve hüküm kurulmasına engel değildir. Bu güçlü yan delillerle mahkemenin bir hükme varması muhtemeldir" diyerek sözlerini tamamladı.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin