İstanbul'da gerçekleştirilen bir toplantıda, işletmelere yönelik e-ihracat uyarıları yapıldı. Küresel ölçekte yaşanan ekonomik daralma ve iç pazardaki talep yavaşlaması, e-ihracatı artık bir tercih değil, zorunluluk haline getirdi. Uzmanlar, bu süreçte yalnızca ciroya odaklanmak yerine finansal okuryazarlık ve karlılık odaklı stratejilerin benimsenmesi gerektiğini ifade etti.
Finansal Sürdürülebilirlik ve E-ihracat
Ekonomi uzmanları, artan operasyonel maliyetler ve enflasyonist baskılar altında şirketlerin finansal sürdürülebilirliklerini korumak için e-ihracatı en önemli alternatif olarak göstermektedir. Geleneksel ticaret modellerinin kar marjlarını kaybettiği bu dönemde, döviz girdisi sağlayan e-ihracat ekosistemi, yerel pazarlara sıkışan işletmelere yeni bir nefes alanı sunmaktadır. Ancak sektör temsilcileri, global pazarlara açılmanın yalnızca ürün listelemekten ibaret olmadığını, aynı zamanda ciddi bir finansal okuryazarlık ve stratejik planlama gerektirdiğini vurguladı.
Eski Alışkanlıklardan Vazgeçin
Global Seller Academy Kurucu Ortağı Hasan Basri Demir, e-ticaretteki yapısal dönüşümle birlikte geleneksel "al-sat" modelinin sona erdiğini belirtti. Daralan ekonomilerde kalıcı olabilmek için eski alışkanlıklardan vazgeçilmesi gerektiğini vurgulayan Demir, e-ihracata yönelen firmaların "ciro illüzyonu" tuzağına karşı dikkatli olmaları gerektiğini ifade etti. Bugün birçok işletme, e-ticaret platformlarındaki yüksek satış hacimlerine bakarak büyüdüğünü düşünmesine rağmen, arka plandaki gizli maliyetler ve yanlış fiyatlama stratejileri nedeniyle aslında kar elde etmediklerini dile getirdi.
Hedef Pazar Analizi Önemli
İç pazarda sıkışan işletmelerin global pazarlara açılırken ilk adımlarını nasıl atması gerektiği konusunda da bilgi veren Demir, yapılan en büyük stratejik hatanın hesap açıp katalog yüklemek olduğunu belirtti. İlk adımın operasyonel değil, analitik olması gerektiğini vurguladı. Hedef pazardaki verilerin analiz edilmesi, rakip araştırması ve doğru fiyatlandırma stratejisi kurulmadan global pazara açılan bir ürünün markaya zarar verebileceği konusunda uyarıda bulundu. E-ihracatın bir operasyon değil, zihniyet dönüşümü gerektiren bir süreç olduğunu ifade etti.
Devlet Desteklerinin Önemi
Demir, Ticaret Bakanlığının e-ihracatçılara sunduğu desteklerin dünyadaki en kapsamlı paketlerden biri olduğunu vurguladı. Dijital pazarlamadan sipariş karşılama hizmetlerine kadar uzanan bu teşviklerin, firmalar için büyük bir fırsat sunduğunu belirtti. Ancak birçok firmanın bürokratik süreçlerden çekindiği veya bilgi eksikliği yaşadığı için bu desteklerden yararlanamadığını ifade etti. Sağlam finansal planlamayla entegre edilen devlet desteklerinin, yerel KOBİ’leri global markalara dönüştüren çarpan etkisi oluşturduğunu belirtti.
E-ihracat Eğitim Seferberliği
Global Seller Academy, Türkiye genelinde "e-ihracat seferberliği" yürütüyor. Sanayi ve ticaret odaları, ihracatçı birlikleri ve kamu kurumlarıyla yapılan işbirlikleri sayesinde e-ihracat vizyonu Anadolu’nun dört bir yanına ulaştırılıyor. Kamu-özel sektör dayanışması ile gerçekleştirilen projeler, yerel üreticilerin ürünlerini global tüketicilerle buluşturuyor. Akademinin verilerine göre, 2025 yılında 3 bin 700’den fazla firma ile iletişime geçilerek yerel üreticilerin sınır ötesi pazarlara entegrasyonu sağlanacak. Uzmanlar, bu seferberliğin Türkiye’nin bölgesel kalkınmasına stratejik katkılar sunduğunu belirtiyor.
