Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı ve Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Esra Kaytan Sağlam, son yıllarda kanser tedavisinde yaşanan bilimsel gelişmelerin önemli etkileri olduğunu dile getirdi. Bu gelişmelerin, hastalara daha kişiselleştirilmiş ve etkili tedavi seçenekleri sunduğunu vurguladı. Prof. Dr. Kaytan Sağlam, özellikle kişiselleştirilmiş tedavilerin onkoloji alanında önemli bir dönüşüm sağladığını ifade etti.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, her yıl dünya genelinde yaklaşık 20 milyon yeni kanser vakası kaydedilmektedir. Prof. Dr. Kaytan Sağlam, kanserin küresel ölçekte en önemli sağlık sorunlarından biri olduğuna dikkat çekti. Türkiye’de ise her yıl 200 binden fazla yeni kanser vakası teşhis edilmektedir. Bu nedenle erken tanı ve doğru tedavi planlamasının hayati bir öneme sahip olduğunu belirtti.
Hedefe Yönelik Tedavi Yöntemleri
Kanser tedavisinde klasik yöntemlerin yanı sıra son yıllarda geliştirilen hedefe yönelik tedavilerin, tümör hücrelerinin biyolojik özelliklerini hedef alarak etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Kaytan Sağlam, "Hedefe yönelik tedaviler, kanser hücrelerinin büyümesini sağlayan belirli moleküler mekanizmalar üzerinde etkili olurken, spesifik olarak tümör hücrelerini yok edebiliyor." dedi. Tümörün biyolojisini bilmenin, patoloji ve genetik uzmanları yardımıyla hastalığın moleküler düzeyde tespit edilmesine yardımcı olduğunu ifade etti.
Onkolojide kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımının öneminin arttığını vurgulayan Sağlam, hastaların genetik ve moleküler özelliklerinin tedavi planlamasında belirleyici olduğunu kaydetti. "Her kanser aynı değildir. Aynı organda bile tümörün genetik yapısı farklı olabilir. Bu nedenle moleküler analizler ve biyobelirteçler sayesinde hangi hastanın hangi tedaviden daha fazla fayda göreceği belirlenebilmektedir." şeklinde konuştu.
Multidisipliner Yaklaşımın Önemi
Hedefe yönelik tedavilerin, birçok hastada radyoterapi ve diğer tedavi yöntemleriyle birlikte uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Kaytan Sağlam, multidisipliner yaklaşımın tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığını ifade etti. "Kanser tedavisi artık tek bir yönteme dayanmıyor. Cerrahi, radyoterapi, kemoterapi, immünoterapi ve hedefe yönelik tedavilerin uygun kombinasyonları hastaya özel olarak planlanıyor." dedi.
Radyoterapi teknolojilerindeki gelişmelere de dikkat çeken Kaytan Sağlam, bilgisayar teknolojileri ile birleşen radyoterapi uygulamalarının, tümör odaklarını daha net görmeye yardımcı olduğunu belirtti. Bu durum, metastatik odakların da daha etkili tedavi edilmesini sağlamaktadır. Erken evre hastalıklarda küratif tedavi yöntemlerinin daha fazla ön planda olduğunu belirten Sağlam, bu yöntemlerin hastaların sağkalım sürelerini artırabileceğini kaydetti.
Erken Tanı ve Düzenli Kontrollerin Önemi
Kanserle mücadelede erken tanının hâlâ en önemli faktörlerden biri olduğunu vurgulayan Kaytan Sağlam, düzenli sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. "Kanser birçok türde erken evrede yakalandığında tedavi şansı oldukça yüksektir. Bu nedenle risk grubundaki bireylerin düzenli tarama programlarına katılması büyük önem taşır." dedi.
HPV aşısının önemine de değinen Kaytan Sağlam, "Dünyada 160 ülkede HPV aşıları etkin olarak uygulanmaktadır. Serviks kanseri gelişmiş ülkelerde yok olurken, yurdumuzda aşı karşıtlığı nedeniyle aşı yaptıran kişi sayısı oldukça düşüktür. Dolayısıyla, hem kadınların hem de erkeklerin aşılanması büyük önem arz etmektedir." dedi.
Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kanser riskini azaltabileceğini belirten Kaytan Sağlam, "Yaşam tarzımızı düzenlemek, egzersiz yapmak ve sigara gibi bilinen risk faktörlerinden uzak durmak, kanser hastalığını daha uzun sağkalım süreleri ile yaşama şansını artırabilir." şeklinde konuştu.
