İstanbul'daki Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden Doç. Dr. Nihat Sayın, katarakt ameliyatının günümüzde kısa süre içinde gerçekleştirildiğini ancak her zaman riskler barındırdığını ifade etti. Enfeksiyon ve kanama gibi komplikasyonların olabileceğine dikkat çeken Sayın, hastaların ameliyat sonrasında belirli zaman dilimlerinde kontrole gelmelerinin önemine vurgu yaptı. Göz tansiyonunun artışı ve göz arkasındaki muayenelerin engellenmesi gibi durumların, ameliyatın daha erken yapılmasını gerektirebileceğini belirtti.
İki farklı katarakt türünün mevcut olduğunu söyleyen Sayın, çocuklarda kataraktın genellikle hekimler ve aileler tarafından fark edildiğini belirtti. Erken doğan bebeklerde ve normal yenidoğanlarda, ilk bir ay içinde göz muayenesinin yapılması gerektiği vurgulandı. Erişkinlerde ise görme keskinliğinin azalması şikayeti ile başvurduklarını kaydeden Sayın, çocuklarda erken tanının kritik olduğunu ifade etti. Zamanında müdahale edilmediği takdirde göz tembelliği riski oluşabileceğini belirtti.
Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden Uzm. Dr. Deniz Özalp, katarakt ameliyatı kararının uzmanlar tarafından yapılan değerlendirmeler sonrasında alındığını aktardı. Kataraktın belirtilerinin kişiden kişiye değişebileceğine dikkat çeken Özalp, bulanık görme ve ışık hassasiyeti gibi şikayetlerin sık görüldüğünü kaydetti. Özalp, kataraktın hemen ameliyat gerektirmediğini, asıl önemli olanın kişinin günlük yaşamındaki görme azlığı ve bu durumun yaşamını ne kadar etkilediği olduğunu ifade etti.
Ameliyat sonrası iyileşmenin genellikle hızlı olduğunu belirten Özalp, hastaların çoğu zaman aynı gün evlerine dönebildiklerini açıkladı. Ayrıca, kataraktın tedavisinin günümüzde oldukça başarılı olduğunu belirten uzman, muayeneleri ertelememenin önemine dikkat çekti. Bilgisayar ve telefon kullanımının göz sağlığını olumsuz yönde etkileyebileceği konusunda uyarılarda bulundu ve yaz aylarında güneşten korunmanın önemli olduğunu vurguladı.