Menarini Türkiye ve Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) iş birliğiyle hayata geçirilen "Kaygını Yönet, Potansiyelini Keşfet" projesi, sınav ve gelecek kaygısı yaşayan liseli gençlere destek olmayı hedefliyor. Klinik Psikolog Alev Kurt Başer, üniversite öğrencileri ile birlikte yürütülen projede akran desteği modelinin uygulandığını belirtti. Başer, "Üniversiteli gençler üç günlük bir eğitim kampından geçiyor ve burada edindikleri bilgi ve deneyimleri 10 ve 11’inci sınıf öğrencileriyle paylaşarak onlara destek oluyorlar. Böylece hem kendileri önemli bir deneyim kazanıyor hem de akranlarına katkı sunuyorlar" dedi. Proje, bugüne kadar 3 binden fazla öğrenciye ulaşarak gençlerin sadece sınav sürecinde değil, hayatın çeşitli alanlarında güçlenmelerine katkıda bulunuyor.
Proje Danışmanı Klinik Psikolog Alev Kurt Başer, yaklaşan Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) öncesinde öğrencilere ve velilere sınav kaygısıyla başa çıkabilmeleri için önemli tavsiyelerde bulundu. Kaygının kişiden kişiye farklı şekillerde ortaya çıkabileceğini ifade eden Başer, "Kaygı devreye girdiğinde kalp atışları hızlanabilir, nefes alışverişi değişebilir, baş ya da mide ağrısı görülebilir. Bu belirtiler ortaya çıktığında bedenimizin alarma geçtiğini ve bir tehdit algıladığını bilerek neye ihtiyaç duyduğumuza odaklanmalıyız" diye konuştu. Sınav anında panik yaşamamak için hedef belirlemenin bazen panik hissini artırabileceğine dikkat çeken Başer, kaygının çoğu zaman gerçekleşmemiş senaryolardan kaynaklandığını belirtti.
"‘Ya yapamazsam?’ gibi düşünceler henüz yaşanmamış senaryolardır" diyen Başer, kaygının zihinde bir düşünce olduğunu fark etmenin önemine vurgu yaptı. Kişinin kendisini bulunduğu ana getirebilmesi için bazı basit uygulamaların faydalı olabileceğini belirten Başer, "Su içmek, suyla temas etmek, dili damağa yaklaştırmak, omuzları sıkıp bırakmak ya da elleri sıkıp gevşetmek bizi içinde bulunduğumuz ana getirir ve rahatlamamıza yardımcı olur. Bu basit adımlar bedenin hızlıca ‘şu anda güvendeyim’ moduna geçmesine destek sağlar" şeklinde konuştu.
Sınav anında bedeni sakinleştirmenin en hızlı yollarından birinin vagus sinirini aktive etmek olduğunu vurgulayan Başer, "Vagus siniri, bedenin stresle başa çıkma ve rahatlama sisteminin anahtarıdır. Kaygı anında vagus sinirini uyarmak bedene doğrudan ’güvendesin’ mesajı gönderir. Yüz bölgesini veya boynu soğuk suyla yıkamak, enseye serin bir temas uygulamak ya da derin ve yavaş nefesler almak bu siniri anında aktive ederek kalp ritmini yavaşlatır ve paniği yatıştırır" ifadelerini kullandı.
Zihni şimdiki anda tutabilmenin pratikle gelişen bir beceri olduğunu vurgulayan Başer, meditasyon ve odaklanma pratiklerinin önemini şu sözlerle açıkladı: "Amacımız hep iyi düşünmek ya da zihnin hiç dalgalanmaması değil. Tıpkı bir kası geliştirirken ağırlığı sürekli aynı noktada tutmayıp indirip kaldırdığımız gibi, zihnimiz de ister istemez başka yerlere gidecektir. Burada önemli olan, zihin her uzaklaştığında onu nazikçe yeniden ’şu ana’ getirmektir."
Ana odaklanmayı kolaylaştıran en etkili yöntemlerden birinin nefes egzersizleri olduğunu belirten Başer, "Nefes egzersizleri kişiyi rahatlatan ve kontrol duygusunu yükselten bir yöntemdir. Temposunu kendinize göre ayarlayabileceğiniz ’4 saniye al, 8 saniye ver’ tekniğini uygulayabilirsiniz. Kısaca nefes alıp, uzunca vermek ve nefesi verirken bedenin tamamen boşalmasına izin vermek çok etkilidir. Bu egzersizi sınav anında, bir gün öncesinde veya sınava hazırlık sürecinde her an yapabilirsiniz; zira öncesinde pratik yapmak o zihinsel kası güçlendirecektir. Ancak nefes egzersizleri herkese iyi gelmeyebilir; bazı kişilerde boğulma hissi oluşturabilir. Eğer size iyi gelmediğini hissederseniz kendinizi zorlamayın" dedi.
Velilerin sınav sürecindeki yaklaşımının da büyük önem taşıdığını vurgulayan Başer, ebeveynlerin kendi kaygılarını çocuklara yansıtmaması gerektiğini söyledi. Orantısız ve yüksek beklentilerin çocuklar üzerinde baskı oluşturabileceğini belirten Başer, "Kendi kaygılarımızı çocukların önüne koyarak onların mutlu hayaller kurmasına engel olmamalıyız. Yetişkinler olarak en önemli görevimiz çocukların güçlü yönlerini keşfetmek ve onları bu yönde desteklemektir. Bir çocuğun potansiyelini geliştirmek istiyorsak yapamadıklarından çok yapabildiklerinin altını çizmeliyiz" dedi.
Sınav kaygısını yönetmek isteyen gençler ve aileleri, Klinik Psikolog Alev Kurt Başer’in tavsiyelerinin yer aldığı videolara projenin resmi Instagram ve YouTube hesapları üzerinden ulaşabiliyor.