İstanbul'da Mevsim Geçişleri Depresyonu Hakkında Bilgiler Paylaşıldı

İstanbul'da mevsim geçişlerinin ruh sağlığı üzerindeki etkileri uzmanlar tarafından açıklandı. Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Osman Yıldırım, bahar depresyonu ve bahar yorgunluğu arasındaki farkları anlattı. Mevsimsel depresyonun, vücudun ani sıcaklık değişimlerine uyum sağlaması sonucu ortaya çıktığını belirtti.

İstanbul'da Mevsim Geçişleri Depresyonu Hakkında Bilgiler Paylaşıldı
İstanbul'da mevsim geçişlerinin ruh sağlığı üzerindeki etkileri uzmanlar tarafından açıklandı. Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Osman Yıldırım, bahar depresyonu ve bahar yorgunluğu arasındaki farkları anlattı. Mevsimsel depresyonun, vücudun ani sıcaklık değişimlerine uyum sağlaması sonucu ortaya çıktığını belirtti.

İstanbul İstinye Üniversitesi Liv Hospital Bahçeşehir’den Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Osman Yıldırım, mevsim geçişlerinde sıkça karşılaşılan bahar yorgunluğu ile mevsimsel depresyonun sıklıkla karıştırıldığını ifade etti. Bahar depresyonu veya literatürdeki adıyla mevsimsel depresyon, mevsim geçişlerinde ortaya çıkan bir depresyon biçimidir. Doç. Dr. Yıldırım, doğadaki ani sıcaklık değişimlerinin, vücudun bu değişimlere adaptasyon sağlamaya çalışması ile birlikte bu durumun meydana geldiğini vurguladı.

Kış aylarında artan melatonin hormonunun bahar ile birlikte hızla düştüğünü belirten uzman, bunun uyku düzenini olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Melatonin seviyesindeki bu ani değişim, sirkadiyen ritmi etkileyerek mutluluk hormonu olarak bilinen serotonin seviyesinin düşmesine yol açabiliyor. Bu durum, ruh halinin olumsuz etkilenmesine neden olabilir.

Ruhsal ve Fiziksel Belirtiler

Mevsimsel depresyonun tanısının doğru bir şekilde konulmasının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Doç. Dr. Yıldırım, bu durumun ruhsal ve fiziksel belirtilerinin birlikte görülebileceğini aktardı. "Yoğun iç sıkıntısı, anlamsız hüzün, sürekli kaygı ve endişe en sık görülen belirtiler arasında yer alıyor. Kişiler, daha önce keyif aldıkları aktivitelere karşı ilgilerini yitirebilir ve sosyal ortamlardan uzaklaşma eğilimi gösterebilirler. Bunun yanı sıra suçluluk ve yetersizlik duygularında artış da görülebilir" diye konuştu.

Ruhsal belirtilerin yanı sıra, fiziksel şikayetlerin de tabloya eşlik edebileceğini ifade eden Doç. Dr. Yıldırım, "Uykuya dalmada güçlük, sabahları yataktan çıkamama, gün içinde yoğun yorgunluk hissi gibi sorunlar ortaya çıkabilir. İştah artışı veya iştahsızlık, konsantrasyon problemleri, baş ağrısı ve kas ile eklem ağrıları da bu süreçte sıkça görülen belirtilerdir" dedi.

Bahar Yorgunluğu ile Ayırt Edilmeli

Bahar yorgunluğunun mevsimsel depresyona kıyasla daha hafif ve geçici bir durum olduğunu belirten uzman, bu durumu şu şekilde tanımladı: "Bahar yorgunluğu genellikle birkaç hafta sürebilir ve vücudun çevresel değişimlere uyum sağlamasıyla kendiliğinden düzelebilen fizyolojik bir durumdur. Bu süreçte kişinin günlük işlevselliği büyük oranda korunur. Mevsimsel depresyon ise daha ağır bir tablodur. Eğer enerji düşüklüğüne umutsuzluk, hayattan keyif alamama ve genel bir isteksizlik eşlik ediyorsa, bu durum mevsimsel depresyon olarak değerlendirilmelidir."

Belirtilerin Süresi Önemli

Belirtilerin süresinin kritik olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Yıldırım, "Bahar yorgunluğu genellikle bir-iki hafta içinde düzelirken, mevsimsel depresyon haftalar veya aylar sürebilir ve kişinin günlük yaşamını olumsuz etkileyebilir" dedi. İç sıkıntısı, isteksizlik ve yaşamdan tat alamama gibi şikayetlerin iki haftadan uzun sürmesi durumunda profesyonel destek alınmasının gerekliliğine vurgu yaptı.

Yaşam Tarzı Düzenlemeleri

Yaşam tarzı değişikliklerinin süreci yönetmede önemli bir rol oynadığını ifade eden uzman, "Biyolojik saati düzenlemek için sabah erken saatlerde uyanmak ve güne erken başlamak faydalıdır. Doğal ışık, bozulan biyolojik saatin yeniden düzenlenmesinde önemli bir rol oynar. Ayrıca stres yönetimi de önemlidir. Meditasyon, derin nefes egzersizleri ve farkındalık çalışmaları, stres hormonu kortizol seviyesini düşürerek depresif duyguların azalmasına katkı sağlar" dedi.

Uyku ve Beslenme Düzeni

Uyku düzeninin korunmasının önemine değinen Doç. Dr. Yıldırım, "Her gün aynı saatte yatıp kalkmak, yatmadan önce ekran kullanımını azaltmak ve uyku ortamını karanlık, sessiz hale getirmek uyku kalitesini artırır" diye konuştu. Ayrıca, beslenmenin de önemli olduğunu belirten uzman, "Ağır, yağlı ve karbonhidrat ağırlıklı besinler vücutta ağırlık hissine yol açabilir. Bu nedenle taze sebze ve meyveler, Omega-3 içeren balıklar ve ceviz gibi besinler tercih edilmeli, yeterli su tüketimine dikkat edilmelidir" dedi.

Fiziksel Aktivite ve Uzman Desteği

Düzenli fiziksel aktivitenin önemine dikkat çeken Doç. Dr. Yıldırım, hafif tempolu yürüyüşler, koşu, bisiklet ve yoga gibi aktivitelerin mutluluk hormonları olan endorfin ve dopaminin salgılanmasını artırarak kişinin ruh halini iyileştirebileceğini söyledi. Ayrıca, açık havada yapılan aktivitelerin de faydalı olduğunu, doğayla iç içe olmanın zihinsel rahatlama sağladığını ve kan dolaşımını artırdığını belirtti. Uzman desteğinin önemli olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Yıldırım, "Yoğun iç sıkıntısı, isteksizlik ve yaşamdan tat alamama gibi belirtiler devam ediyorsa mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır" ifadelerini kullandı.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin