ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın hukuki etkilerini ve bu ülkelerde faaliyet gösteren şirketlerin durumunu ele alan Av. Dr. Umut Metin, yaşanan savaşın ticari sözleşmelere olan etkileri hakkında bilgiler verdi. EPTALEX hukuk şirketinin Yönetici Ortağı olan Metin, savaşın etkilediği Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Lübnan’da aktif olarak faaliyet gösterdiklerini ifade ederek, hukuki hizmetlerde herhangi bir aksama olmaksızın çalışmaya devam ettiklerini vurguladı. Ancak, savaşın devam etmesi nedeniyle yoğun sorular aldıklarını belirten Metin, özellikle Dubai ve Abu Dabi gibi şehirlerde yatırım yapan Türk iş insanlarının yatırım güvenliği, ödeme taahhütleri ve alacak tahsilatları konularında ciddi tereddütler yaşadıklarını gözlemlediklerini açıkladı.
Ticari Sözleşmelerin Durumu
Metin, "Savaşın ve şiddetin yaşandığı bir bölgede uygulanan sözleşmelerin, ister yerel ister uluslararası ticari sözleşmeler olsun, savaştan etkilenmediğini söylemek mümkün değildir. Nasıl ki, şiddet cana ve mala zarar verirse, aynı şekilde sözleşmelere de zarar verir. Savaş ortamında şirketlere, hiçbir şey olmamış gibi sözleşmelere sadık kalmaları beklenemez" diye ekledi.
Mücbir Sebep Tanımı
Türk Borçlar Hukuku’nda "mücbir sebep" tanımının olmadığını belirten Metin, "Bunun karşılığı, 'ifa imkânsızlığı' veya 'ifa zorluğu'dur. Bu durum, sözleşme gereğinin yerine getirilememesi veya söze sadakatin aşırı derecede zorlaşması anlamına gelir. Tarafların kontrolü dışında gerçekleşen ve engellenemeyen olaylar mücbir sebep olarak yorumlanabilir. Sadece savaş değil, deprem gibi durdurulamayacak olaylar da mücbir sebep kapsamında değerlendirilebilir" şeklinde konuştu.
Sözleşmeden Dönme İhtimali
Savaşın ticareti durma noktasına getirdiği bir durumda, taahhüdün geçici olarak askıya alınması ya da ifanın imkânsız hale gelmesi halinde sözleşmeden dönülmesinin hukuken gündeme gelebileceğini dile getiren Metin, "Savaş, her sözleşme için mücbir sebebe neden olmaz. Uluslararası sözleşmeler, savaş ortamında normal zamanlardaki gibi yorumlanamaz" ifadelerini kullandı.
Bildirimin Şekli
Mücbir sebep bildiriminin noter aracılığıyla yapılmak zorunda olmadığını aktaran Metin, sözleşmede belirlenen bildirim usulüne dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. Günümüzde çoğu ticari sözleşmede e-posta ile bildirim yeterli görülmektedir.
Savaşın Etkileri ve Yükümlülükler
Savaşın varlığı değil, sözleşmedeki taahhüdün yerine getirilmesine engel teşkil eden etkisinin belirleyici olduğunu ifade eden Metin, "Eğer savaşın sözleşmeye olumsuz bir etkisi yoksa, yalnızca savaşın varlığına dayanarak yükümlülükten kaçınılamaz" dedi.
Sözleşmeler ve Mücbir Sebep
Metin, "Bir sözleşmede 'savaş mücbir sebep sayılmaz' yazılı olsa bile, mücbir sebep gündeme gelebilir. Savaş ortamında fiilen imkânsız hale gelen bir yükümlülük için tarafı sözleşmeye bağlı tutmak her zaman mümkün olmayabilir" diye belirtti.
Uluslararası ticari sözleşmelerde "Fesih" ve "Mücbir Sebep (Force Majeure)" başlıklı maddelerin yer aldığını söyleyen Metin, mücbir sebebin süresinin dikkate alınarak hareket edilmesi gerektiğini ifade etti. Özellikle Dubai’de gayrimenkul yatırımı bulunan Türkler için mücbir sebep ihtimalinin gündeme gelebileceğini vurguladı. Savaş nedeniyle gelir akışında aksama yaşanması durumunda, her somut olayın kendi içinde değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
