İstanbul'da Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ'dan Kuş Gribi Hakkında Önemli Açıklamalar Yapıldı

İstanbul'da kuş gribi vakaları 2016'dan bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, özellikle yaban kuşlarında görülen vakaların, çevresel bulaş riskini artırdığına dikkat çekti. Ayrıca, mesleki risk grupları için erken tanı ve hızlı bildirim mekanizmalarının önemini vurguladı.

İstanbul'da Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ'dan Kuş Gribi Hakkında Önemli Açıklamalar Yapıldı
İstanbul'da kuş gribi vakaları 2016'dan bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, özellikle yaban kuşlarında görülen vakaların, çevresel bulaş riskini artırdığına dikkat çekti. Ayrıca, mesleki risk grupları için erken tanı ve hızlı bildirim mekanizmalarının önemini vurguladı.
Google News'te Abone Ol

Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, kuş gribi vakalarının 2025 sonbaharında 2 bin 896 olarak raporlandığını belirtti. Bu sayının, Avrupa'da 2016'dan bu yana kaydedilen en yüksek düzey olduğunu ifade etti. Yaban kuşlarında görülen vakaların, çevresel bulaş yoluyla kümes hayvanlarına geçiş riskini artırdığını kaydeden Şanlıdağ, bu durumun %80'inin dolaylı temasla ortaya çıktığını vurguladı.

İnsan sağlığı açısından mevcut riskin genel toplum için düşük olduğunu, ancak hayvan-insan arayüzünde bulaş riskinin sürdüğünü belirtti. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, 2024 yılı itibarıyla Amerika kıtasında 71 Influenza A (H5) vakasının analiz edildiğini dile getirdi. Bu vakalarda enfekte hayvanlarla veya bulaşmış çevreyle temas öyküsü bulunduğunu ifade eden Şanlıdağ, henüz insandan insana bulaşın tespit edilmediğini belirtti.

Mesleki risk grupları için erken tanının hayati önem taşıdığını kaydeden Prof. Dr. Şanlıdağ, DSÖ'nün kuş popülasyonlarında virüs dolaşımının devam etmesi halinde insan maruziyetinin arttığını ve çiftlik çalışanları, veterinerler gibi meslek gruplarında hızlı bildirim ve etkin tanı kapasitesinin önemini vurguladığını aktardı.

Prof. Dr. Şanlıdağ, DSÖ ve Avrupa referans laboratuvarlarının uyarılarına dikkat çekerek, aşılı kümes hayvanlarında bile vakaların görüldüğünü ve mevcut izleme yaklaşımlarının yetersiz kaldığını belirtti. Bu durumun, sahada hızlı ve çoklu alt tipleri ayırt edebilen tanı sistemlerine duyulan ihtiyacı artırdığını ifade etti.

2026 yılına ait verilerle genom dizileme verileri arasındaki farkın, kuş gribi virüslerinin geniş ölçekli dolaşım potansiyeline sahip olduğunu gösterdiğini belirten Şanlıdağ, bildirilmeyen vakaların yeni varyantların ortaya çıkma riskini artırabileceğini vurguladı.

Son olarak, kuş gribiyle mücadelenin yalnızca pasif bildirim sistemlerine dayandırılamayacağını belirten Prof. Dr. Şanlıdağ, üniversiteler ve araştırma merkezleri bünyesinde hızlı ve duyarlı tanı kitlerinin geliştirilmesinin pandemi hazırlığı ve ulusal sağlık güvenliği açısından stratejik bir zorunluluk olduğunu sözlerine ekledi.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin