Camilerin süslenmesi için hazırlanan mahyalar, Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul 1. Bölge Müdürlüğü bünyesindeki atölyelerde ustalar tarafından yapılıyor.
Mahya Sanatı ve Geleneği
Mahyalar, Ramazan ayının simgesi haline gelmiş bir gelenektir. Yıllardır bu sanata gönül vermiş ustalar, İstanbul'da 5, şehir dışında 2 camiyi süsleyecek eserler hazırlıyorlar. 450 yıllık Osmanlı geleneği olan mahya sanatı, 80 yıl önce elektrik ile yapılmaya başlandı. Osmanlı’nın son mahya ustası Hacı Ali Ceyhan, kandiller yerine elektrik kullanma yolunu seçerek bu geleneği modernize etti. Günümüzde ise led ışık sistemleri kullanılarak mahyalar, Ramazan ayı öncesinde camilere asılmaya başlandı.
Usta Görüşleri ve Duygular
37 yıllık mahya ustası Süleyman Kök, mahya sanatının kökenlerini Osmanlı dönemine dayandırıyor. Kök, “Mahya, 450 sene önce Osmanlı döneminde ortaya çıkan bir sanattır. Eski yöntemlerle yapılan mahyalar, bugün modern teknolojiyle yazılıyor. Eserlerimizi gördüğümüzde çok mutlu oluyoruz ve yaşadığımız tüm yorgunluk kayboluyor” dedi.
LED Işıkların Rolü
Ramazan ayı boyunca mahya asılan camilerin her hafta mahyalarının değişeceğini belirten Kök, “Mahya sanatı sevgi ve sabır isteyen bir sanat dalıdır. Camilerde asılan led ışıklarını mahya olarak görmüyoruz, onlar ışıklı reklamlardır. Ancak bizim yaptığımız mahyalar 1 kilometreden bile okunabilir” diye ekledi.
Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul 1. Bölge Müdürlüğü bünyesindeki atölyede çalışan ustalar, Ramazan ayı boyunca toplam 7 caminin mahyasını hazırlayacak. İstanbul'daki 5 caminin mahyası her hafta değişecek. Sultanahmet Cami’nde “Hoşgeldin mübarek Ramazan”, Süleymaniye Camii’nde “Oruç tut sıhhat bul”, Eyüp Sultan Cami’nde ise “Hoşgeldin on bir ayın sultanı” yazılı mahyalar yer alacak.