İstanbul'da Seçil Erzan Davasında Mağdurların İradeleri Sakatlandı

İstanbul'da görülen Seçil Erzan davasında, mağdurların iradelerinin sakatlandığı ifade edildi. Erzan'ın, katılımcılara fona yatırılacak paranın döviz üzerinden olduğunu belirtip, parayı fiziksel olarak bankaya teslim ettiğini ifade ettiği belirtildi.

İstanbul'da Seçil Erzan Davasında Mağdurların İradeleri Sakatlandı
İstanbul'da görülen Seçil Erzan davasında, mağdurların iradelerinin sakatlandığı ifade edildi. Erzan'ın, katılımcılara fona yatırılacak paranın döviz üzerinden olduğunu belirtip, parayı fiziksel olarak bankaya teslim ettiğini ifade ettiği belirtildi.
Google News'te Abone Ol

İstanbul'daki Seçil Erzan davasında, mahkeme gerekçeli kararını açıkladı. Kararda, Erzan'ın mağdurların iradelerini sakatladığı kaydedildi. Özellikle, katılımcılara paranın döviz üzerinden yatırılacağı ve fiziksel olarak bankaya götürülerek elden alındığı bilgisi verildi. Bu durum nedeniyle, paranın sistem üzerinden görünmediği ve katılımcıların güveninin sarsıldığı vurgulandı.

Edinilen bilgilere göre, Erzan, katılımcılardan ilk olarak aldığı paranın getirisi olarak fazladan iadeler yaparak güvenlerini pekiştirdi. Ancak, ilerleyen süreçte, bazı katılımcılardan kısmi, bazılarından ise tam olarak aldığını ve sonunda sistemin ödeme yapamadığı için dolandırıcılık olayının meydana geldiği ifade edildi.

Bankanın Maddi Varlığı Kullanılmadı

Gerekçeli kararda, Seçil Erzan'ın bankanın bir faaliyeti kapsamında hareket etmediği ve dolandırıcılık suçunun işlenmesi sırasında bankanın herhangi bir maddi varlığının kullanılmadığı belirtildi. Erzan'ın sadece bankanın müdürü olması, mağdurlardan alınan paranın dolandırıcılık suçunda bir araç olarak kullanıldığı anlamına gelmiyor. Bu nedenle Erzan'ın eylemleri, nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturmadığı ifade edildi.

Bankacılık Zimmeti Suçu ve Yargılama Süreci

Mahkeme, bankacılık zimmeti yönünden sanık hakkında kesin bir karar bulunduğunu belirtti. Bu nedenle, zimmet suçundan yargılama yapılamayacağı vurgulandı. Ayrıca, bankacılık sistemine girmiş bir paranın bulunmadığı kaydedildi. Zimmet suçunun oluşabilmesi için failin zimmetine geçirdiği varlıkların bankaya ait olması gerektiği, üçüncü kişilere ait malların zimmete geçirilmesinin yalnızca hırsızlık veya dolandırıcılık gibi başka suçları oluşturabileceği ifade edildi.

Sonuç olarak, Seçil Erzan'ın mağdurların güvenini kötüye kullanarak, imzalarını alarak ve bordroda belirtilen miktarlardan eksik ödeme yapmasının zimmet suçunu değil, zincirleme dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna karar verildi.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin