İstanbul'da Uzman Dr. Günay Budagova'dan Otizmli Çocuklar İçin Farkındalık Çağrısı

Dr. Günay Budagova, otizmin bir hastalık değil, farklılık olduğunu belirterek, otizmli çocukları anlamanın önemine dikkat çekti. Eğitim ve erken tanının önemi vurgulandı.

İstanbul'da Uzman Dr. Günay Budagova'dan Otizmli Çocuklar İçin Farkındalık Çağrısı
Dr. Günay Budagova, otizmin bir hastalık değil, farklılık olduğunu belirterek, otizmli çocukları anlamanın önemine dikkat çekti. Eğitim ve erken tanının önemi vurgulandı.

Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Günay Budagova, otizmli çocukların dünyayı farklı algıladığını ve bu nedenle onların "düzeltmek" yerine "anlamak" gerektiğini ifade etti. 2 Nisan, Birleşmiş Milletler tarafından "Otizm Farkındalık Günü" olarak belirlenmiştir. Bu gün, otizmin toplumda doğru anlaşılması için bir çağrı niteliği taşımaktadır. Otizm, bireylerin sosyal iletişim, eğitim hayatı ve günlük yaşamında önemli etkileri olan bir gelişim farklılığı olarak tanımlanmaktadır.

Dr. Budagova, otizmin erken fark edilmemesi durumunda zorlukların büyüyebileceğini, doğru yaklaşımlar ile hayatların değişebileceğini belirtti. Son yıllarda yapılan araştırmalar, otizmin görülme sıklığının arttığını ortaya koymaktadır. Bunun önemli nedenleri arasında farkındalığın artması, tanı kriterlerinin genişlemesi ve daha fazla çocuğun erken yaşta değerlendirilmesi yer almaktadır.

Dr. Budagova, otizmin bir hastalık değil, nörogelişimsel bir farklılık olduğunu vurguladı. Bu nedenle, otizmli çocukların farklı algılayış biçimleri ve iletişim stilleri göz önünde bulundurularak, onlara yardımcı olunması gerektiğini söyledi.

Otizmin genellikle bebeklik ve erken çocukluk döneminde ortaya çıktığını aktaran Budagova, ailelerin dikkat etmesi gereken bazı işaretleri de sıraladı. Bu işaretler arasında ismin söylenmesine tepki vermeme, göz teması kurmama, konuşma gecikmesi ve tekrarlayan hareketler sayılmaktadır. Bu belirtilerin görülmesi durumunda uzman desteği alınması gerektiği önemle vurgulandı.

Budagova, otizmin tek bir nedeni olmadığını, genetik ve çevresel faktörlerin bir arada etkili olduğunu belirtti. Özellikle ileri ebeveyn yaşı ve bazı gebelik koşullarının riskle ilişkili olabileceği ifade edildi. Ancak, aşılar ile otizm arasında bilimsel bir bağlantı bulunmadığı da altı çizildi.

Erken tanı ve eğitim, otizmde kritik bir öneme sahiptir. Doğru zamanda başlanan eğitim programları ile sosyal iletişim becerileri geliştirilebilir, davranış sorunları azaltılabilir. Dr. Budagova, ilaç tedavisinin yalnızca eşlik eden sorunlar için destek amaçlı kullanıldığını, tedavinin temelinin ise özel eğitim programları olduğunu belirtti.

Son olarak, toplumun otizmli bireylere yaklaşımının büyük bir etken olduğunu ifade eden Budagova, yargılamak yerine anlamaya çalışmanın ve kabul etmenin önemini vurguladı. Otizmin bir eksiklik değil, farklı bir gelişim biçimi olduğu unutulmamalıdır. Otizmin erken fark edilmesi ve toplumsal kabulün artırılması, sadece bireylerin değil, toplumun geleceğini de güçlendirecektir.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin