Uzmanlar, veremin bireysel bir sorun olmaktan öte, toplumsal bir sağlık problemi olduğuna dikkat çekiyor. Elkin, veremin hava yoluyla bulaştığını vurgulayarak, "Tedavi edilmeyen bir hasta, hastalığı çevresindekilere bulaştırabilir" açıklamasında bulundu. Bu nedenle verem, halk sağlığı açısından büyük bir tehdit oluşturuyor.
Tedavi Süreci ve Riskler
Doç. Dr. Nurten Elkin, verem tedavisinin uzun sürdüğünü ve hastaların sıkça tedaviyi yarıda bıraktığını ifade etti. "Hastalar, şikayetleri geçince ilaçları bırakma hatasına düşüyorlar" diyen Elkin, belirtilerin kaybolmasının mikrobun tamamen yok olduğu anlamına gelmediğini belirtti. Tedavi yarım bırakıldığında, hastalık geri dönebilir ve mikrop ilaçlara direnç kazanabilir.
Dirençli Verem Sorunu
Elkin, dirençli tüberkülozun, kullanılan ilaçların etkisiz hale geldiği durumlar olduğunu, bunun da genellikle düzensiz tedavi uygulamalarından kaynaklandığını belirtti. Dirençli verem tedavisi, aylarca değil, yıllarca sürebilir ve daha fazla yan etkiye yol açabilir. Bu durum, hem hastalar hem de sağlık sistemi için zorluklar yaratmaktadır.
Aşının Önemi
BCG aşısının, bebekleri ve çocukları veremin ağır formlarından koruduğunu söyleyen Elkin, aşı programlarının veremle mücadelenin temel taşlarından biri olduğunu ifade etti. Erken tanının da hayati önem taşıdığını vurgulayan Elkin, "Uzun süren öksürük, gece terlemesi gibi belirtiler göz ardı edilmemeli" dedi.
Veremle Mücadele Devam Ediyor
Elkin, "Veremle mücadelenin sona ermediğini" belirterek, aşıya güvenmek, belirtileri ciddiye almak ve sağlık kuruluşlarına zamanında başvurmanın önemini vurguladı. Verem, tedavi edilmediğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor; bu nedenle toplumsal bilincin artırılması kritik öneme sahip.