İstanbul'da gerçekleştirilen araştırma sonuçlarını değerlendiren Doğan, velilerin en büyük kaygısının okul güvenliği olduğunu ifade etti. Araştırmaya katılan ailelerin yüzde 88’i, okul arması taşıyan kıyafetlerin, okul dışından kişilerin ayırt edilmesini kolaylaştırdığına ve böylece güvenlik zafiyetlerinin önüne geçildiğine inanıyor.
Marka Yarışı ve Akran Zorbalığına Dikkat
Sivil ya da düz kıyafet uygulamasının öğrenciler arasında sınıfsal farkları derinleştirdiğine dikkat çeken İsmail Sadi Doğan, velilerin yüzde 76,1’inin düz kıyafetlerin öğrenciler arasında bir 'marka rekabetine' yol açacağından endişe duyduğunu belirtti. Ayrıca, standart bir modelin olmadığı durumlarda ortaya çıkan marka odaklı akran zorbalığının, velilerin yüzde 68,1’i için ciddi bir sosyal risk taşıdığı vurgulandı. Doğan, armalı kıyafetlerin bu tür ayrışmaların önüne geçen en etkili bariyer olduğunu açıkladı.
Sonradan Dikilen Arma Ek Külfet Getiriyor
Anket sonuçlarında dikkat çeken bir diğer detay ise armaların uygulama biçimi oldu. Velilerin yüzde 73,5’i, armaların sonradan alınıp kıyafete dikilmesinin ek maliyet oluşturduğunu ve aileler için zaman kaybı yarattığını ifade etti. Genel Başkan İsmail Sadi Doğan, üretimin doğrudan armalı şekilde yapılmasının daha pratik ve ekonomik olduğunu vurguladı.
Aidiyet Duygusu ve Disiplin
Araştırma, eğitim kalitesi ve öğrenci psikolojisi üzerine de ilginç veriler sundu. Velilerin yüzde 60,9’u, armalı kıyafetlerin kurallara uyma bilincini ve okula aidiyet duygusunu güçlendirdiğini düşündüğünü ortaya koydu. Doğan, açıklamasını 'Bu veriler ışığında, okul kıyafetlerinin sadece birer tekstil ürünü değil; pedagojik, ekonomik ve güvenlik temelli birer eğitim materyali olduğu bir kez daha tescillenmiştir' sözleriyle tamamladı. Velilerin sesine kulak vererek, çocukların güvenliğini ve huzurunu korumaya devam edileceğini belirtti.